Tanta’nın Belediye Başkan vekili olduğu kentte Kılıçdaroğlu Belediye Başkanı olmalı

Bir kentte Belediye Başkan Vekili olabilmek pek çok insanın hayallerini süsler. Belediye Başkanlığı da öyle. Hayal kurmak parayla değil tabi. Hayal kuranların pek azı erişebilir vuslata… Ama sadece geri kalmış..

Tanta’nın Belediye Başkan vekili olduğu kentte Kılıçdaroğlu Belediye Başkanı olmalı
Son Güncelleme: Whatsapp

Bir kentte Belediye Başkan Vekili olabilmek pek çok insanın hayallerini süsler. Belediye Başkanlığı da öyle.

Hayal kurmak parayla değil tabi.

Hayal kuranların pek azı erişebilir vuslata…

Ama sadece geri kalmış ülkelerde görülen popülarite üzerinden siyaset yaptığını zanneden bir sürü zübük ve cahilin oturduğu makamları gördükçe aslında soğuyor insan siyasetten.

Sermaye yalan, sermaye samimiyetsiz sahte gülüşler, sermaye beslediğin dalkavuklar olunca daha da tahammülü zor bir hal alır.

Hakan Tanta’da bu kentte pek çok insanın erişemeyeceği Başkan Vekilliği makamını hakkaniyetle kazandığı halde mutlu olmayanlardan.

Çünkü üzerindeki Belediye Başkan’ın bekrauntu çok düşük…

Hakan Tanta’nın Başkan vekili olduğu yerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Belediye Başkanı olması lazım.

Ama ne yazık ki, Belediye Başkanı Fatma Kaplan olunca böyle yetenekli ve dürüst bir adamın çalışması mümkün olmuyor.

Geçenlerde yazdığım Hakan Tanta’nın adının İzmit Belediyesi resmi sayfasında Meclis üyeleri listesinden başka yerde geçmemesi çok ilginç bir durum aslında.

Hele Belediye Başkanı ile 3 aydır görüşmemesi göz önüne alındığında Fatma Kaplan’ın başından beri Hakan Tanta’ya bir pres uyguladığı anlaşılıyor.

Çünkü…

Tanta’yı Fatma Kaplan’ın potansiyel rakip olarak gördüğünü iyi biliyorum, onun yapmak isteyeceği hiç bir projeyi gerçekleştirmesine izin vermez.

Çünkü…

İkisini yan yana koyduğunuzda Hakan Tanta’nın bilgisi, becerileri, dinamizmi, dünya görüşü, samimiyeti, kültürü, doğal konuşma yeteneği, yurt dışı ilişkileri, pozitifliği, yaratıcılığı, genel kültürü, İzmitli oluşu vs. vs pek çok şey sayılabilir Hakan Tanta çok ağır basıyor.

Ve Fatma Kaplan, Hakan Tanta ile birlikte bulunduğu her ortamda bu farkların ezikliğini yaşar.

Çünkü…

Tıpkı Ertuğrul Akalın örneğinde olduğu gibi gerçek projeler üretecek insanlarla aynı ortamda bulunamaz Fatma Kaplan, onların ne söylediğini ve neyi amaçladıklarını anlayamaz.

Zanneder ki, kendisi ikinci planda kalır ve değersizleşir…

Çünkü…

Fatma Kaplan’a anlık popülist reklam senaryoları yazıp, oynayacak figüranlar lazım.

Şimdi Hakan Tanta böylesi bir ortamda Fatma Kaplan’ın boş işlerinin önünde zaman harcayıp, el ovuşturup aman efendim zaman efendim diyemez.

İzmit’in çok ciddi projelere ihtiyacı var…

Ama Fatma Kaplan’ın daha çok popülist senaryolara ihtiyacı var.

Ve koskoca Belediyenin Başkan Vekilinin adı hiç bir yerde yok.

Ne yalan söyleyeyim önce ben kaldırıldı zannettim.

Daha sonra öğrendim ki, hiç konulmamış.

Bunu bir yanlışlık, hata olarak kabul etmek çok zor çünkü neredeyse 2 yıl oldu ve Başkan Vekilinin ismini Belediyenin sitesine koymak hiç kimsenin aklına gelmemiş.

Yada kasten koydurulmamış…

Hakan Tanta’nın, Fatma Kaplan’a tahammül edemeyeceğini ta en başında söylemiştim…

Bu kentte CHP’yi dizayn eden egemenler özellikle Fatma Kaplan’ı seçtiler.

Onların derdi İzmit yada CHP falan değildi, gelecekte yine CHP’yi dizayn eden gücün kendi ellerinde olması için bir operasyon gerçekleştirdiler.

“başka aday yoktu ve ancak Fatma Kaplan’la alırız” yalanına kargalar bile gülerken kendisine Belediyede yer edinmek isteyen her kesin nasıl aynı fikirde olduklarını gördük.

Eğer Fatma Kaplan değil de, Hakan Tanta aday yapılsaydı…

İzmit Belediyesi, Meclis çoğunluğu ile CHP’nin olurdu.

Ve İzmit Belediyesi ve İzmit Halkı gerçek bir sosyal demokrat Belediye Başkanıyla tanışmış olurdu.

O zaman bu kent AKP Belediyeciliği ile CHP Belediyeciliği arasındaki farkı görmüş olurdu…

Fatma Kaplan Belediyeciliği ile AKP Belediyeciliği arasında hiç bir fark göremedi İzmit Halkı…

Hakan Tanta olsaydı bu kentse gerçek tarımsal kalkınma yurt dışı destekli projelerle fark yaratırdı.

İzmit Köylüsü ihya olurdu.

Bayraktar Köyünde serası yıkılan köylülere Muhtar Süleyman Şen’i göndermezdi,Hakan Tanta kalkıp kendi giderdi.

Köylünün derdine ortak ve derman olurdu…

İzmit Halkı denizle, doğa ile tanışırdı, çocuklar için kamplar, kültürel ve sanatsal eğitim seferberliği olurdu, gerçek kadın kooperatifleri hayata geçerdi.

Akmeşe’de Kolin İnşaatın yarattığı yıkımı gidip görürdü ve engellemek için çaba harcardı gidip tarihi değirmenin önünde poz verip restore edeceğiz deyip sonrada sırra kadem basmazdı.

İşte anlık reklam senaryosu budur.

Git tarihi değirmeni restore edeceğim diye ilan yap, fotolar çektir ve sonra unut işte Fatma Kaplan’ın Belediyecilik felsefesi budur.

Resim çektir, yayınla, reklamı yap keyfine bak…

Kadrolar deseniz, meclis üyeleri belirleme yöntemi deseniz zaten tam bir felaket.

Resim ortada tarife gerek yok.

Yine bir diğer konu…

Seçilerek gelen Belediye kadrolarını atadığı müdürlere memur yapma hastalığı.

Seçilmişi değersizleştirip, kamuoyunda yetersiz ilan edilsin diye çaba harcıyor adeta.

Yani başarısızlığı örgütlerken, başarısızlığın suçunu da kendisi için ileride tehlike arz eden birinin üzerine yıkmak.

Bir taşla iki kuş…

Hakan Tanta gibileri çalıştırmayacaksın, proje ürettirmeyeceksin, etkisiz ve yetkisiz kılacaksın ki halkın gözünde değerleri büyümesin.

Ama Hakan Tanta için de çok zor bir durum.

Bilseydi eğer böyle olacağını hiç bir şekilde yer almazdı bu yapının içinde.

Fatma Kaplan gibi birisine tahammül etmek, böyle abuk subuk işlere alet olmak, hiç bir şey yapmadan yapıyormuş gibi görünmek, yalan söylemek, iş takipçilerine, imar vurguncularına, filim içinde filim çevirenlere göz yummak, görmezden gelmek ona göre işler değil.

Onun söz sahibi olduğu bir yerde alengirli işlere izin vermez.

Kendinden ödün veremez…

Elbette buda birilerinin işine gelmez.

Şimdi sadece kağıt üzerinde Başkan vekili olarak yer alıyor Belediyede.

Fatma Kaplan bu ezikliği hep yaşayacak.

Kaderin cilvesi işte…

Hiç bir ön seçimden çıkamayacak Vekil olamayacak, İzmit’te en son Belediye Başkanı olacak isim Haydar akar ve Cengiz Sarıbay tarafından tepeden inme olarak dayatıldı insanlara.

Şimdi biri vekil, diğeri Bakan olma derdine düşmüş.

Bakalım onlar vuslatlarına erebilecek mi?

Eğer bu kentin CHP’sinin aydın yurtseverleri bir araya gelip, bu düzen böyle gitmez demezse, parti içi demokrasiyi hayata geçirmezse daha çok ah vah eder sinemize çekeriz bunları…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.