Sömürülen sadece kadınların emeği değil

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından da resmen kabul edilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü  evrensel bir kutlamaya dönüşürken, geçmişinin 1800 lü yılların ortalarına doğru uzandığını..

Sömürülen sadece kadınların emeği değil
Son Güncelleme: Whatsapp

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından da resmen kabul edilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü  evrensel bir kutlamaya dönüşürken, geçmişinin 1800 lü yılların ortalarına doğru uzandığını ve bir emekçi kadın katliamına dayandığı unutulmamalıdır

8 Mart 1857’de New York’ta ki Cotton tekstil fabrikasında çalışan kadın işçilerin istismara, şiddete ve yoğun emek sömürüsüne karşı başlattıkları direnişin kanlı bir şekilde bastırılması ve 129 tekstil emekçisi kadının feci şekilde yakılarak veya dövülerek öldürülmesi ile başlayan olaylar kısa bir süre sonra tüm Amerika’ya yayılmıştır. Yapılan bu katliam aynı zamanda vahşi kapitalizminde genetiğini açıklaması adına önemlidir.   

Günümüz dünyasında durum daha da karmaşıktır.

Sömürülen sadece kadınların emeği değil, kadınların alınıp satılabilen cinsel birer objeye dönüştürülmeleri, üzerlerinden para kazanılıyor olmaları da ayrı bir utanç kaynağıdır. Tüm bunlara ilaveten, kadını öteleyen, kadını dışlayan ve onu her tür toplumsal ve sosyal aktivitelerden uzak tutmaya çalışan feodal zihniyetin giderek daha fazla zemin kazanması, kadının geleceğini ve gelişimini tehdit eden sarmalın büyümesine yol açmaktadır.

Batılı toplumlarda, kadınların elde ettikleri haklar ve kazanımlar uzun ve acı dolu bir geçmişe dayanır. Oysa Türk kadınları, Cumhuriyetle birlikte, Eğitimde, iş hayatında, siyasette kadın erkek eşitliğini sağlamakla kalmamış, 1926 yılında kabul edilen Medenî Kanunuyla ayrıca seçme ve seçilme haklarıyla da da bir adım öne geçmiştir.

Ancak son 20 yılda kadınlar aleyhine çok büyük bir geri gidişe tanık olmaktayız. Feodal ve gerici söylemler, özellikle çalışan ve eğitim gören kadınlarımız üzerinde önemli ölçüde baskı unsuru haline gelmiştir. Kadını aşağılayan, ötekileştiren, köleleştiren, adeta eve kapatılması gereken ikinci sınıf bir yaratıkmış gibi konumlandıran çağdışı söylem ve düşüncelerin yaygınlaşması dikkatlerimizden kaçmamalıdır.  Bu söylemler sonucudur ki,   son 18 yılda en az 7 bin 500 kadın öldürüldü, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıya maruz kaldı, 200 bin cinsel taciz dosyası yargıya taşındı. Ülkemiz adeta kadınlar mezarlığına döndü. Kadınların kurtuluşu Atatürk’e, Atatürk devrimlerine, Cumhuriyetimize ve laikliğe sıkı sıkıya bağlanmakla mümkündür. Kurtuluş savaşında cephede erkeğiyle omuz omuza, bir ve beraber olan Türk kadını, Türkiye Cumhuriyeti’nde de erkeğiyle bir ve beraber, omuz omuza eşit ve aynı saflarda yerini almaktan ödün vermeyecektir. Kadının en büyük düşmanı Kapitalizm ve gerici orta çağ zihniyettir.

Dünyada milletler arası ilk kadın kongresinin 18 Nisan 1935′ de Atatürk’ün himayesinde İstanbul’da toplanmış olması da tesadüf değildir. Bu kongreye dünyanın dört bir yanından gelen kadınlar katılmıştır. Atatürk “Milletler arası İlk Kadın Kongresi” delegelerine şöyle seslenir: “Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz.”

Saygılarımızla

ADD İZMİT ŞB.- ADD YAHYA KAPTAN ŞB. – ADD DERİNCE ŞB. – ADD KÖRFEZ ŞB. –  ADD KANDIRA TEMSİLCİLİĞİ – KOCAELİ DERNEKLER PLATFORMU – BATI TRAKYA İLLERİ DERNEKLERİ

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.