KURTULUŞ NEREDE?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin aldığı ulaşım zammı kararı son günlerde çok konuşuluyor. Çok konuşuluyor dediğime bakmayın, halkın kendisi dışında bu zamları konuşan, siyasi alanda zamlara karşı somut bir karşı çıkış ve örgütlenme hareketi kuran..

KURTULUŞ NEREDE?
Son Güncelleme: Whatsapp

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin aldığı ulaşım zammı kararı son günlerde çok konuşuluyor. Çok konuşuluyor dediğime bakmayın, halkın kendisi dışında bu zamları konuşan, siyasi alanda zamlara karşı somut bir karşı çıkış ve örgütlenme hareketi kuran sadece TKP oldu. Bunun bir rastlantı olarak görülemeyeceğini, siyasette rastlantıya pek yer olmadığını yazının devamında göreceğiz. 

Türkiye’de emekçi halk, korona günlerinde neredeyse her başlıkta daha büyük bir zorluğa itildi: Sağlık, eğitim, ısınma, gıda fiyatlarındaki artış vb. şeyler sayabiliriz. 

Hepsinin çözümü aslında çok basit. Her alanda devletleştirme. Bunu imkânsızmış gibi göstermek isteyenler, bu düzenden en çok memnun olanlardır. İmkânsız olmadığını tarihten biliyoruz. Paramız olmadığı için soğuktan donduğumuz, eğitim alamadığımız, doktora gidemediğimiz bir dünyayı, bu saçmalığı ortadan kaldırabiliriz, biliyoruz. 

Bu basitliğin ortasında sürekli akıl bulanıklaştırmaya çalışan bir “düzen siyaseti” var. Onlara göre bunların yapılmasının olanağı yoktur, bu hizmetleri almak için özel şirketlerle muhatap olmak bir zorunluluktur. En son “askıda aşı”yı ortaya atmadı mı birileri? 

Aynı akıl bulanıklaştırmayı asgari ücret tartışmalarında da gördük. En sağından en soluna “Saray karşıtı muhalefet”, AKP’nin verdiği asgari ücretin çok az artmış haline onay verir durumdaydılar. Türkiye’de tek maaş giren ev sayısını ve bu maaşların çoğunun asgari ücret düzeyinde olduğunu düşündüğümüzde aslında muhalefetin önerdiği ücret de yoksulluk sınırının oldukça altında kalıyor.         Belki de bu “Biz gelsek de çok bir şey değişmeyecek” şeklinde bir itiraftır! 

Türkiye, sürekli erken seçim dedikodularının döndüğü ve bu dedikoduların ne zaman gerçeğe dönüşeceğinin pek bilinemeyeceği bir ülke. Bu nedenle bu itiraf dikkate alınmalıdır. Yarın seçim zamanı geldiğinde yine halkın karşısına çıkıp boş vaatlerle oy isteyecekler. Vaatlerinin boş olduğunun bir diğer göstergesi ise içlerinden birilerinin sürekli karşı kampa geçebiliriz tarzında yaptığı açıklamalardır. Bu partiler arasında ortada ortak bir siyasi program yoktur ve her an dağılmaya açıktır. Bu yüzden vaatlerinin de hiçbir inandırıcılığı olamaz. 

Ana muhalefet partisi liderinin “AK Parti ne yapmak istedi de CHP engel oldu? Sen ne yapmak istedin de biz engel olduk?” şeklinde bir açıklamada bulunduğu ülkede CHP ve onun içinde bulunduğu ittifakın halka gerçekten vereceği hiçbir şey kalmamıştır. Tam boy bir AKP’lileşmenin itirafıdır bu da! 

Düzen siyasetinde itiraflar artıyor ve konu halkın buna yüzünü dönüp dönmeyeceğine, AKP’lerden AKP beğenmek yerine gerçek kurtuluşu arayıp aramayacağına bakıyor. 

Bilgisayarı olmadığı için uzaktan eğitime katılamayan öğrencileri, parası olmadığı için hastaneden sokağa atılan insanları, banka borçları yüzünden intihar edenleri düşündüğümüzde, onları ve onlar gibileri kurtaracak tek şeyin sosyalizm olduğunu biliyoruz. 

Patronların iyiliği için çıkarılan ve halkın omuzlarına daha fazla yük bindiren teşvik paketlerinin de AKP’ye özgü olduğunu düşünmeyelim. Asgari ücret olarak AKP+200 TL’ye tamam diyen bir toplamın “patronsuz Türkiye” diye bir hedefinin olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. E patron varsa şapkadan teşvik paketleri de çıkartılmak zorunda kalacaktır. 

Halkın bu tiyatroya son vermekten başka çıkış yolu yok. Tiyatroyu bitirip gücü kendi ellerine aldığında, eğitime, sağlığa, ulaşıma, ısınmaya ve diğer pek çok şu anda öderken zorluk çektiği hizmete ya ücretsiz ya da komik derecede düşük ücretle ulaşacak. 

Bu hayata ulaşabilmenin yolu sosyalizm mücadelesine güç vermekten ve örgütlenmekten geçiyor. Yalancılara ve halkı kandıranlara karşı TKP hem sokaktaki örgütlenme adımlarıyla hem de açıklamalarındaki “devletleştirme” vurgusuyla yaşanabilir bir hayat kurma yolunda en gerçekçi çözümleri sunuyor. 

NOT: Aşağıda, daha önce okumayanlar ve görmeyenler için TKP’nin farklı sektörler için yaptığı “Devletleştirilsin!” açıklamalarının ve geçtiğimiz hafta başlatılan ulaşım zammına karşı imza kampanyasının linklerini paylaşıyorum. Hem okuyalım hem de gerçekten halkçı bir somut adım olan imza kampanyasına destek verelim. 

Tüm sektörler için devletleştirme açıklamaları: https://tkp.org.tr/tr/devletlestirme 

“Ulaşım zamları geri alınmalıdır!” imza kampanyası: https://t.ly/gerialinsin 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.