Bu kentte CHP’li bir Belediye Başkanı olsaydı ne olurdu?

Yaşadığımız Coğrafyamız yani Kocaeli bir doğa harikası cennet… Ormanları, denizi ile Marmaradan Karadenize uzanan uçsuz bucaksız topraklar büyük bir istilaya uğradı… Büyükşehir yasası ile köy olmaktan çıkarılarak mahalle statüsüne sokularak..

Bu kentte CHP’li bir Belediye Başkanı olsaydı ne olurdu?
Son Güncelleme: Whatsapp

Yaşadığımız Coğrafyamız yani Kocaeli bir doğa harikası cennet…

Ormanları, denizi ile Marmaradan Karadenize uzanan uçsuz bucaksız topraklar büyük bir istilaya uğradı…

Büyükşehir yasası ile köy olmaktan çıkarılarak mahalle statüsüne sokularak adeta yağmaya açılan topraklar kan ağlıyor.

Köylülerin meraları, orman alanları, tarım toprakları TOKİ ve benzeri Rant oluşturma merkezlerine kurban edilerek birer, birer yok ediliyor.

Birileri bu meraların etrafındaki ve köylünün elinde kalan tüm alanları topladıktan sonra bir bakıyorsunuz Sanayi ve konut alanına çevriliyor çok büyük bir değer artışı yaşanıyor.

Kurulan sistem hep birilerini zengin ediyor…

Bu rakamlar çok büyük hem de akılların alamayacağı kadar büyük…

Tarımdan ve Hayvancılıktan tamamen kopartılarak, köylünün yaşam koşullarını tüketerek üretemez ve kazanamaz hale getirilen topraklarımız bir furya halinde satılmaya başladı.

Üretemeyen, kazanamayan ve yoksullaştırılan köylü satıyor, kırları terk ediyor, Rantçılar toprakları topluyor ve adım adım tüm bölge sanayi alanına dönüşüyor…

AKP’li Belediyelerin, yöneticilerin bunu engellemek gibi bir sorunu yok çünkü bu düzen onlar tarafından planlandı, programlandı, kırlar boşaltılacak, topraklar sanayi alanlarına ve zehir saçan maden ocaklarına dönüştürülecek…

Çok büyük paralar kazanılırken halk yoksullaşacak, doğa katledilecek ve bir bölgenin kültürel değerleri ile birlikte tarihi de yok edilecek.

İnsanların ait olduğu bir toprak kalmayacak…

Peki bu betonlaşmayı, kirlenmeyi, doğanın yok edilmesini, insanların topraklarından kopartılmasını kim engelleyecek?

En önemli soru bu…

Tüm ülkede düşüş yaşadığı hatta çöktüğü dönemde büyük illerde yerel seçimleri kaybeden AKP Kocaeli’de kaybetmedi.

Muhalefeti örgütleyenler ve seçimi yönetenler yönetemedi…

13 Belediyeden sadece birini yani İzmit’i yarım kazanmayı bir zafer şölenine çevirme becerisini gösterdiler ama en az 5 ilçe alınabilecek durumda iken, kenti böylesi uygun bir konjönktürde yine AKP’ye teslim ettiler.

Eğer Kocaeli’de Tunç Soyer gibi bir Belediye Başkanı olsaydı bugün bu topraklar bu şekilde yağmalanmazdı…

Tarım topraklarını koruyan ve kollektif üretimi örgütleyen ciddi projeler yaratır, insanların topraklarına sahip çıkmasını sağlardı…

Kamunun elinden alınan ormanları, meraları ve diğer alanları kurulan kooperatiflere kiralatır ve yeniden ortak kullanım alanı haline getirir, üretimi buradan örgütlerdi…

Öyle köylüye sürü yönetimi dersi vererek, 3-5 dönüm domates, biber ekerek Kocaeli’de tarımı örgütleyip, toprakları koruyamazsınız…

Bu kentte bir Tunç Soyer olsaydı…

Sanayi alanına açılacak alanları tahmin eder buralarda bu rant oyununun dönmesini engellerdi…

Örneğin Durhasan köyünde 660 dönüm arazinin tarım alanı olmaktan çıkarılmasına karşı bir seferberlik ilan ederdi ve köylünün elinden alınan toprakları simsarlara büyük kazançlar sağlamasının önüne geçerdi.

Solaklar ovasının ortasına zehir saçan bir Demir Çelik Fabrikası kurdurulmazdı…

İzmit’in Sepetçi köyünde bir talan yaşanıyor…

Köylüden alınan 3 bin dönümlük topraklar Büyükşehir tarafından TOKİ’ye verildi ve bölgede 5 bin dönümlük alana TOKİ resmen çöktü.

Tarlasını satmayan köylünün arazisine TOKİ gelip bina dikiyor…

% 45 şuulandırma ile zaten yarısını aldığı toprağın geri kalanını ise bina yapacağı alanların dışında ücra bir köşede adalar haline getirip, toprak sahiplerini hissedar yapıyor…

Ve insanlar sesini çıkaramıyor… Korkuyor, ne yapacağını bilemiyor…

İnsanlara şöyle söyleniyor, mahkemeye verseniz 2 yıl sonra başlayacak ve kaybedersiniz, devletle uğraşılmaz.

Fort fabrikasına %2 olan şuulandırma yüzyıllardır bu toprakların sahiplerine % 45 olarak uygulanıyor.

İşte Kocaeli’de bir Tunç Soyer olsa bu yağmanın önüne geçecek ve halkı birleştirerek topraklarını korumak için bir eylem planı uygulamaya geçirirdi…

Bu yağmanın önüne geçmek için tüm dünyayı ayağa kaldırırdı… Bir avukat ordusu ile bu yağmayı durdurmak için tüm hukuki yolları denerdi…

Var mı bu kentte sesi çıkan, köylüye, topraklara sahip çıkan birisi?

Ne yazık ki yok….

Çuhane’de, Ali Kahya bölgesinde yine 750 bin metrekare tarım toprağı sanayi ve konut alanına çevrildi…

Büyük bir rant var…

Ama sesi çıkan hiç kimse yok… çünkü Kocaeli’de bir Tunç Soyer yok…

Gebze’de yine 9.5 hektarlık halkın merası TOKİ’ye tahsis edildi, etrafındaki 95 hektarlık arazide sessiz sedasız sanayi ve depolama alanı ilan edildi…

Hesap makinalarının alamayacağı kadar büyük bir rant var…

Bunun yanında değer artışından dolayı devletin alması gereken vergide kitabına uydurularak bu arazileri toplayanların cebinde kalması planlanıyordu…

Allahtan CHP Grup Başkan vekili Saide Arslan Çalışkan durumu fark etti…

İtiraz etti ve yargıya taşıyacağını söyledi…

Oda olmasa yine kimsenin itiraz etmek aklına gelmeyecek…

Evet Gebze’nin bir Tunç Soyer’i var ama Kocaeli’de ne yazık ki bir Tunç Soyer yok…

Saide Arslan Çalışkan Gebze’nin meclis üyesi…

Sadece Gebze’ye müdahele edebiliyor, diğer ilçelere ulaşamıyor….

Parasını cebinden ödeyerek tek başına davalar açıyor ve bu topraklar için mücadele ediyor…

Kocaeli’de CHP’li bir Belediye Başkanı olsaydı, Hele de Tunç Soyer gibi bir Belediye Başkanı olsaydı pek çok tarım alanı, pek çok mera kurtarılabilirdi.

Hem de Saide Arslan Çalışkan gibi Meclis Üyeleri tek başına Don Kişot gibi bir mücadele vermek zorunda kalmazdı…

Toprakları savunacak CHP’li bir Belediye Başkanı olsaydı bu toprakların kıymetini, tarihsel zenginliklerini, kültürünü, doğasını korumak için halkla birlikte, halka önderlik ederek simsarlara ve rantçılara karşı bir mücadele başlatırdı…

Evet Kocaeli’nin en büyük talihsizliği bu…

Tüm coğrafya bir rant alanı haline dönüştürülmüş… Çok büyük bir oyun oynanıyor.

Toprakların gerçek sahiplerinden çeşitli yöntemlerle topraklar alınıyor.

Kırlar boşaltılıyor, kıyılar parselleniyor ve vatansız bir millet haline getirilen bölge halkı kültürüyle, doğasıyla birlikte eriyip yok oluyor.

Akıl almıyor Kandıra topraklarına OSB yaparak yağmanın önünü açmak için Namazgah Barajının Havza Koruma yönetmeliği değiştirildi…

Türkiye’nin her yerinde Havza Koruma Yönetmeliği aynıdır ama Namazgah içme suyu Barajınınki farklıdır.

Bu duruma ağzını açıp konuşacak, karşı çıkacak bir Belediye Başkanı yok işte kentimizde.

Namazgah bir içme suyu barajı ve yarın öbür gün bu OSB’nin bu suyu kirleteceği kesindir.

Bunu bile bile bilim insanlarının itirazlarına rağmen bu yapıldı…

Ve bir gün kitlesel zehirlenmeler, ölümler yaşandığında kim bu sorumluluğu üstlenecek?

Var mı bu kentte buna karşı çıkan halkını ve toprakları korumaya çalışan bir Belediye Başkanı?

Ne yazık ki yok…

Belediye Başkanı olacaksan Tunç Soyer gibi olacaksın ve diyeceksin ki…

İnsanlar doğdukları topraklarda doymalı bunu da biz halka önderlik ederek sağlayabiliriz…

Rantçıların ve simsarların Belediye Başkanları bunu diyemez, toprakları koruyamaz, tarımı şekillendiremez…

Onlar her ağızlarını açtıkça şunu söylerler…

Sanayi tesisleri kurulacak istihdam yaratılacak, insanlara iş verilecek…

Sanki hayır işliyorlarmış gibi konuşurlar…

Oysa topraklar Rantçılara kurban edilir, toprağını satan gariban köylüye de iş sözü verilir…

Toprakların gerçek sahipleri eğer şanslı iseler villada bekçi, fabrikada asgari ücretli ırgat olur ama gene yoksul olur, gene yoksul olur.

Kocaeli bir felakete sürükleniyor…

Ama ne yazık ki bir Tunç Soyer gibi Belediye Başkanı yok bu kentte…

Bu toprakları savunmak adına insanları bir araya getirerek bir hat oluşturacak yarımda olsa CHP’li bir Belediye Başkanı yok işte…

İzmit’in kurtuluşunda yaşananları anlatacak kimse yok mu?

Eşek meydanı savaşlarını, yerel halkın kamalarla, kazmalarla direnişini örgütleyenleri, sonra Halit Paşa kuvvetleri ile birleşmelerini…

Rıza Beyi, Ölen 300 insanı ve yetim kalanlara kimlerin sahip çıktığını, yetimlerin buradan Göynük’e götürülüp orada büyütüldüklerini anlatacak kimse yokmuş demek ki…

Bu topraklar her şeyi ile birlikte yok ediliyor ve savunacak Kuvayi Milliyeci CHP’li bir Belediye Başkanı yok…

Rantın önünü açan simsarları baş tacı eden Başkanlardan bolca var…

Lafa gelince vatan, millet, din, iman diyerek mangalda kül bırakmayan reklamcıların bu topraklarla ilgili hiç bir dertleri yok…

Yalanla, göz boyamayla, reklamlarla kültür, doğa, tarih ve tarım toprakları savunulmaz…

Ne yazık ki Kocaeli’nin Tunç Soyer’i olacak Recep Dursun, Sertif Gökçe, Ahmet Çalık ve Bozkurt Uslu ( ayak oyunları ile adaylığı elinden alındı) seçilemediler...

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.