BIRAKIN DİNOZORLARI ONLAR TARTIŞSIN, BİZ İŞİMİZE BAKALIM

Ülkede ‘’yahu bu da mı tartışılır dediğimiz’’ her şey tartışıldı. Siyasi arenada muhafazakar vekillerden sosyal demokratlara kadar evirdiler çevirdiler gündem ettiler. Neyden mi bahsediyorum?

Tabi ki  Melih Gökçek’in dinozorlarından. Melih Gökçek, Mansur Yavaş’ın Meral Akşener’i gezdirdiği Ankapark’taki dinozorların kendisinin olmadığını da iddia etti. Üstüne ‘milli servet’ diye de dinozorları millileştirdi Gökçek. Değinip geçmesem kendimi rahat hissedemezdim. Âmâ bu kadar…Varsın onların olsun bu gündem. Bizim daha ciddi işlerimiz var.

Sizlere bu yazıda emek hareketinden dinozorlar kadar ilginç ve gülünesi gündem olmasa da ciddi ve öfke duyulacak, umut edeceğimiz kareler anlatacağım.

Çok değil beş gün önce Gemont işçileri Kocaeli Gemont Endüstri Tesisleri önünde eylemdeydiler. Hikâye bilindikti.Gemont patronu işçilerin en temel hakkı olan maaşları ödememiş ve işçiler Rusya’da mahsur kalmıştı. İşçilerin talepleri ise çok netti. Haklarını almak ve mahsur kalan arkadaşlarının ülkeye dönüşünün sağlanmasıydı.

Bir başka kare ise Smart Solar işçilerinden. Birleşik Metal İş Sendikasına örgütlenen Smart Solar işçileri fabrikada örgütlenmelerine rağmen bilindik tablo burada da gözler önündeydi. Smart Solar patronu yetkiye itiraz etti. Üç gün önce Kocaeli 4. İş Mahkemesinde görülen davada, mahkeme Eylül ayına ertelendi. Smart Solar işçileri bir yıldır sendikalı olmak için beklemeye devam ediyor.

Asen Metal emekçileri yine aynı durumda. Güneşin tepeden direniş çadırına vurduğu, bu kavurucu havalarda Asen Metal emekçileri sendika hakları için mücadele etmeye devam ediyor. Mahkeme ise uzadıkça uzuyor.

Son kare de Tuzla’da bulunan EFT fabrikası işçilerinden. Fabrikanın sahibi Sanem Dikmen fabrikayı kapatma kararı almış ve bu karar sonrası işçilerin hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatlarını ise ödemeyeceğini söylemiş. İşçiler hakları için geceli gündüzlü, fabrikanın önünde, yeri geldi çatıda direnmeye devam ediyor.

Liste uzar gider.Mitsuba, Farplas, Getir emekçileri, Trendyol…

Emekçiler hayat pahalılığına karşı eylemlerini sürdürüyor. Öfke birikiyor. Bitirirken Neukrantz’ın yayımlandıktan sonra yasaklanan romanından alıntı yapmakta fayda görüyorum. Sanıyorum derdimi en iyi bu şekilde anlatırım.

‘ Doğu Prusyalı köylü çocuklarındaki o saldırı hevesi ve ruhu kaybolup gitmişti. Korkuları arttıkça, vahşileşmişlerdi…Karşılarına bilinmeyen, tekinsiz, güçlü bir şey çıkmıştı… yani kitle!’

Wedding Barikatları 1929 yılında Almanya’nın yiğit emekçilerini anlatıyor. Örgütlü, kol kola girmiş emekçilerini… Şimdi dinozorlardan, masalardan, demokrasi şarlatanlarından sıyrılıp tarih yazmanın vaktidir. Bu tarih de emekçilerin iktidarda olduğu sosyalizmde olacaktır.

Faşizm kamplarında katledilen ve patronların yarattığı bu alçak düzene karşı geçmişte ve bugün mücadele eden tüm emekçilere saygıyla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.