AŞAĞI BAKMAMAYI SÜRDÜRMEK

Hepimiz çevremizde, okulumuzda, işyerimizde, sosyal medyada “Bu halktan bir şey olmaz” lafını duyuyoruz.  İlk bakışta umutsuz bir hava veren bu tarz, onunla kalmayıp kendisini başka tehlikeli alanlara da taşıyabiliyor. Bu sözü edenler, bu halk “bir..

AŞAĞI BAKMAMAYI SÜRDÜRMEK
Son Güncelleme: Whatsapp

Hepimiz çevremizde, okulumuzda, işyerimizde, sosyal medyada “Bu halktan bir şey olmaz” lafını duyuyoruz. 

İlk bakışta umutsuz bir hava veren bu tarz, onunla kalmayıp kendisini başka tehlikeli alanlara da taşıyabiliyor. Bu sözü edenler, bu halk “bir şey” olmaya çalıştığında hemen seçim sonuçlarının ekran görüntüsünü almaya koşuyor ve diyor ki “Direnişin olduğu yerde AKP %60 almış, oh olsun onlara”. 

Geçmişte AKP’ye oy vermek tabi ki protesto, grev, direniş hakkını yok etmiyor. Ancak burada daha önemlisi, sadece seçime endeksli bir siyaset anlayışının toplumda hâkim olması ve insanların, haklarını aramaya çalıştıklarında dahi sadece oy verdikleri parti üzerinden yargılanması. Bunun çok bir karşılığının olmadığını hatırlamamız gerekiyor çünkü seçim dönemleri bol kampanyalı, temelsiz vaatlerin havada uçuştuğu, genellikle medya tarafından öne çıkarılan isimlerin geniş kitleler tarafından benimsendiği zamanlar oluyor. Halkın politik olmaya bu kadar hazır olduğu bir dönemde işsizliğin, eşitsizliğin, adaletsizliğin yerine yapay gündemler konuşuluyor. Düzen siyaseti, siyaset yaptığını söylerken aslında halkı bundan uzaklaştırıyor. O bahsettiğimiz öne çıkarılan isimleri takip edenler, gerçek hayattan en çok koptukları dönemleri yaşıyor diyebiliriz bir açıdan.  

Gerçek hayata döndüğümüzdeyse az önce saydığım eşitsizlik, işsizlik, adaletsizlik ve bunlara eklenecek daha birçok başlık hissedilir oluyor. Asıl siyaset o zaman başlıyor ve tabi ki emekçi halkın seçimde hangi partiye oy verdiğinin bir anlamı da kalmıyor. 

Türkiye’de derinleşen sorunlarla beraber mücadeleler de kendisini gösteriyor. Boğaziçi’ndeki kayyum rektöre karşı ayaklanan öğrenciler, Çayırova’da greve çıkan Baldur ve Migros depo işçileri son örneklerden sayılabilir. 

SİYASET “KIRTASİYE İŞLERİ”NDEN İBARET DEĞİLDİR! 

Bu mücadelelerin en önemli getirilerinden birisi, son yıllarda iyice baskın hale getirilmeye çalışılan siyasetin bir “kırtasiye işleri” mevzusu olduğu algısına bir karşıtlık oluşturması. Yani siyaset sokakta değil sadece sandıkta, çıkarılan yasada, imzalanan kararnamede yapılır ve bunlara karşıysak değiştirmek için seçimi beklemek ve değiştireceğini düşündüğümüz adaya oy vermek tek yoldur.  

İşte bu yüzden, yoldan sapanları gören düzen siyaseti gayet bilinçli bir şekilde öğrencileri karalama ve protestoların enerjisini sömürme hedefi güdüyor. Grevdeki işçilere ise bir yere kadar sabrı var. Kendi konumlarını tehlikeye atmaya başladığı an onların da karalanacak bir şeyleri bulunur mutlaka! Patronların temsilcisi olmak sonuç olarak böyle bir şeydir. 

Bu satırları yazarken AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne hukuk ve iletişim fakültesi kurulması kararı verildi. Geçmişteki örneklerden iyi biliyoruz ki AKP’nin bu ve diğer pervasızlıklarına verilecek yanıt mutlaka ama mutlaka kendisini meydanlarda, sokaklarda, işyerlerinde, okullarda hissettirir olmalı. Yoksa sandığı beklerken her geçen gün bir şeyleri daha kaybetmeye mahkûm hale geliriz. 

AŞAĞI BAKMAYACAĞIZ, ÖRGÜTLENECEĞİZ 

Kaybedilenleri pek önemsemeyen muhalefet ise bizleri eve, aklı selim olmaya, içimizdeki teröristleri temizlemeye ve bir bakıma “aşağı bakmaya” çağıracak. Muhalefetin dilini AKP’den ayırt etmek gerçekten de imkansıza yakın! 

Sonuç olarak, Türkiye’de mücadeleyi farklı alanlarda yükselten herkesin, halkın siyaset yapma alışkanlıklarına yaptığı etki çok değerlidir ve bu etkiyi ortadan kaldırmak isteyen düzen siyasetinin araçlarına karşı kendi araçlarımızı geliştirmeye devam etmeliyiz. Bunun önümüzdeki dönemde en etkili yolu, her zaman en ilerisini isteyerek siyaset yapan ve kayyumlara tamamen son verecek, işçilerin kendi güçlerini ellerine almasını sağlayarak sömürüyü ortadan kaldıracak, yaşamın her anında aşağı bakmayacak olan komünistlerle beraber örgütlenmektir. 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.