AKP’nin Ekonomi Reform Paketi Komedisi

Geçtiğimiz hafta Tayyip Erdoğan tarafından Ekonomi Reform Paketi açıklandı. Paketin adında reform olunca bir yenilik var sanılabilir. Pakette emekçiler adına bir yenilik yok, her şey bildiğimiz gibi. AKP’nin Ekonomi Paketi..

AKP’nin Ekonomi Reform Paketi Komedisi
Son Güncelleme: Whatsapp


Geçtiğimiz hafta Tayyip Erdoğan tarafından Ekonomi Reform Paketi açıklandı. Paketin adında reform olunca bir yenilik var sanılabilir. Pakette emekçiler adına bir yenilik yok, her şey bildiğimiz gibi. AKP’nin Ekonomi Paketi yine sadece patronları sevindirdi.
Patron örgütlerinden TOBB, TÜSİAD ve MÜSİAD Ekonomi Paketinin açıklanmasından sonra memnun olduklarını ifade ettiler. Onlar memnun olmasınlar da kim olsun! Her zaman olduğu gibi yine işçinin, emekçinin hakkından, memleketin kaynaklarından alıp patronlara ekonomik kaynak yaratıldığını bağıra bağıra şöyle söyledi Tayyip Erdoğan: “arkadaşlarımız, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek, tüm talepleri ve teklifleri dinledi. Ardından, bakanlıklarımız ve partimizin ilgili birimleriyle tüm bu başlıklar masaya yatırıldı, etkili ve kalıcı çözüm yolları açık yüreklilikle tartışıldı.” Açıklamanın tercümesi şudur; “biz patron devletiyiz, patronlardan gelen istekleri dinledik ve onlar için bu paketi hazırladık”. Tayyip Erdoğan açıklamasında ayrıca“…hem özel sektörü teşvik edici hem de kamu tarafını disipline edici unsurlar taşıyan ekonomik reformlarımızı kamuoyunun takdirine sunuyoruz” dedi. Demek istediği ise “sevgili patronlar, bu teşvik size iyi gelecek” idi.
Paketin içeriğine bakın!
Pakette, verimli olmayan döner sermayelerin kapatılacağı, diğerlerinin de zaman içinde merkezi yönetim bütçesine aktarılacağı söyleniyor. Bu, döner sermayeli işletmelerin meclis denetimi kapsamına alınacağının ifadesidir. Sağlık Bakanlığında, üniversitelerde ve tarım bakanlığının görev alanında çok sayıda döner sermaye işletmesi var. Meclisin bir denetim yetkisinin kalmadığını, asıl yetkinin kimde olduğunu biliyoruz. Anlaşılıyor ki AKP’nin gözü üniversitelerin, tıp fakültelerinin döner sermayeli işletmelerinde.
Pakette yerel yönetimlerde çalışanlarla (ki bunlar kamu personeli sayılıyor) ilgili iş ve işlemlerin merkezi olarak yürütüleceği belirtiliyor. Buradan anlaşılan iktidarın muhalif partilerdeki yerel yönetimlere de el alatacağıdır. Paket açıklamasında yer alan, “tasarruf” gerekçesiyle yerel yönetim yetkilerinin önemli ölçüde kısıtlanacağı ibarelerinin olması da bunu gösteriyor.
Bununla birlikte, belediyelerce yürütülen sosyal yardımların denetim altına alınacağı ifade ediliyor. Denetim altına alınacakların AKP’li belediyeler olmadığını biliyoruz. Seçimlerde AKP tarafından kaybedilen büyükşehir belediyeleri AKP’yi hem partilerine sağlanan kaynaktan hem de halka kurulacak ilişkiden mahrum bırakmıştı. Anlaşılıyor ki bu olanakları geri almak istiyor AKP. “Tek hazine sistemi” adındaki uygulamanın yaygınlaştırılacağı ile ilgili ibareler de belediyeleri bütçelerini merkezi olarak kontrol etmek istediklerini açıkça ortaya koyuyor.
Pakette küçük esnaflarla ilgili gelir vergisinden muafiyet ve beyan hükmünün kaldırılması da yer alıyor, fakat bu muafiyetin aylardır gelir elde etmek bir yana zarar eden, batan, dükkan kapatan esnafın hiçbir derdine çözüm olmayacağı aşikar. Vergi cezalarında uzlaşmanın yaygınlaştırılacağı da söyleniyor. Bu ise esnaftan daha çok orta halli veya büyük patronların daha çok ilgisini çekecek gibi görünüyor.
Pakette sermayeye sadece vergi muafiyeti yok. Aynı zamanda Kredi Garanti Fonu teminatlı uzun vadeli ve uygun koşullarda kredi destekleri verileceği belirtilmiş. Patronlar için ayrıca yatırım teşviklerinde uygulanan SGK prim desteği sürelerinin artırılacağı da yer alıyor.Pakette sadece orta ölçekli işletmeler ve büyük patronların değil, uluslararası yatırımcıların da vergi sorunlarına çeşitli çözümler sunuluyor.
Kamu ihaleleriyle ilgili çeşitli tedbirler de sıralanmış pakette. Kamu-özel işbirliğinin sürdürüleceği söyleniyor. Özel sektör için devleti soyma düzeninin devam ettirileceğinin sinyalleri veriliyor. Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ile ilgili reform yapılacağı da yer almış pakette. Bu reform denen şeyin adının elde kalana KİT’leri patronlar için yağmaya açmak demek olduğunu yıllardır biliyoruz.
Pakette “sözleşmeli tarım” diye bir ifade var; üretimi artırmak ve fiyatları kontrol etmek için bir çözümmüş gibi sunulan bu mekanizmanın bir kandırmaca olduğuna şüphe yok. Çünkü, sözleşmeli tarım, küçük çiftçiyi büyük sermayenin kıskacına almasına yol açan bir yöntem. Anlaşılıyor ki patron düzeni küçük üretici istemiyor.
Pakette 18 yaşın atındakilerin de Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) katılması için düzenlemelerin yapıldığından söz edilmiş. Yetişkinler yetmedi şimdi de gençleri tuzağa düşürmenin amaçlandığını anlıyoruz bundan. Ayrıca sandık, vakıf ve derneklerdeki emeklilik birikimlerinin BES’e aktarılacağı da söylenmiş.
Sonuç olarak pakette çalışanların çıkarına sayabileceğimiz hiçbir şey yok.
Usta bir sinemacı geçenlerde, iktidarın pandemi döneminde açlığa ve yüzlercesini canına kıydırarak ölüme terk ettiği sanatçılara verdiği bin liralık yardımı eleştirmiş ve “50 yıldır komedyenlik yapıyorum, bu iktidar kadar komik olamadım” demişti. Gerçekten çok doğru bir benzetme. Bu haliyle bu ekonomi paketi bir kötü bir komediden ibaret.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.