YENİ BİR DÖNEM, YENİ MÜCADELE GÜNLERİ

“Ekmek herkese yetecekti aslında,  Tarlaya karga dadandı Ambara fare, fırına hırsız Memlekete harami”    Neyzen Tevfik    Bugün emperyalist-kapitalist sistem topluma bir umut ışığı, yeni bir yaşam tarzı sunamamaktadır. Kapitalizmin lağımı..

YENİ BİR DÖNEM, YENİ MÜCADELE GÜNLERİ
Son Güncelleme: Whatsapp

“Ekmek herkese yetecekti aslında, 

Tarlaya karga dadandı

Ambara fare, fırına hırsız

Memlekete harami”   

Neyzen Tevfik

   Bugün emperyalist-kapitalist sistem topluma bir umut ışığı, yeni bir yaşam tarzı sunamamaktadır. Kapitalizmin lağımı patlamış tüm pislikler açığa çıkmıştır ve koku her yanı sarmıştır. Ülkemiz, emperyalizme ekonomik politik, kültürel ve askeri bakımdan tam bir bağımlılık hali içerisindedir. Bu saptamaya kanıt olarak Merkel’in bir telefonla Tayyip Erdoğan’ın bu can bende oldukça bu teröristi serbest bırakamayız dediği gazeteciyi serbest bırakması. Yine Trump’ın bir telefonla papazı serbset bıraktırması ilişkilerin her alanda emperyalizme ne kadar bağımlı olduğunu göstermektedir. Hukuken hem de politik olarak bağlıyız. Bu bağımlılık ilişkileri içerisinde şimdi de mafyalar devlete egemen olmuş (eskiden mafyayı devlet yönetirdi şimdi mafya devleti yönetmektedir.) hukuksuz ve denetimsiz bir biçimde ülke yönetilmektedir.

   GÜNÜN SORUNLARI, YARININ SORUNLARIDIR.
   Suç örgütü lideri Sedat PEKER’in yaptığı açıklamalar iktidar bloğunu (mafya+AKP+MHP) derinden çatlatarak gündemde yerini korumaktadır. Medyanın tahminlerine göre yaklaşık 20 milyon insanın, suç örgütü lideri Peker’in yayınlarını izlemektedir. Ve merakla yeni bir video ne zaman gelecek diye beklemektedir. Tıpkı diziler gibi. Yine medyadan öğrenmekteyiz ki iktidar tarafından yapılan açıklamalar inandırıcılıktan uzak ve hiçbir ikna kabiliyeti olmayan açıklamalardır. Mafya+AKP+MHP ittifakı yandaş medya kuruluşlarını kullanarak gerçeğin üzerini örtme girişimleri toplum tarafından kabul görmemiştir. Mevcut iktidarın hep savunma çizgisi içerisindeki durumu mafya tarafından nası yönetildiğimizi yapılan açıklamalarla öğrenmekteyiz. Yandaş medya kullanılarak gerçeğin üzerinin örtülmesi, gerçeğin kendisini oradan kaldırmaz.

    Hukuk askıya alınmış. Askıya alınan hukukun yerine mafya hukuku egemen olmuştur. Ortaya atılan iddialar yenilir yutulur türden değildir. Bu iddiaları şöyle sıralayabiliriz;-Marina’ya çökme iddiası; Bu iddia Yalıkavak Marina’ya çöktüğü iddia edilen Mehmet Ağar tarafından doğrulanmuştır. Hatta Ağar, biz çökmeseydik mafya çökerdi diyerek bir savunma çizgisi oluşturmuştur. Daha sonra bu savını geri çekip İç İşleri Bakanı’ndan özür dilemiştir. Yani suç örgütü lideri Peker’in iddia ettiği tez doğrulanmıştır. Buradan da anlıyoruz ki ülkemizi yöneten, halkın seçmiş olduğu insanlar değil mafya hüküm sürmektedir. Gerek Peker’in gerek Ağar’ın açıklamaları doğrulamaktadır.
-Suç örgütü lideri Peker’e verilen çakarlı araç ve koruma iddiası; bu iddia da İç İşleri Bakanı Soylu tarafından doğrulanmıştır. Ancak “Benden önceki İç İşleri Bakanı hem çakarlı aracı hem de koruma polisini verdi.” diyerek temize çıkmaya çalışmış. Kendinden önceki AKP’li bakanı suçlamıştır. Hatta bir adım daha atmış hem çakarlı aracı hem lde korumayı ben kaldırdım demiştir. Ancak OdaTv nin araştırması sonucu açıklanan bu ilişkinin Soylu tarafından da sürdürüldüğü belgelerle ortaya konmuştur.
-10 bin dolar ile maaşa bağlanan vekil iddiası; 10 bin dolar ile Peker tarafından maaşa bağlanan ve iktidar mensubu olduğu dillendirilen milletvekili iddiasına ilişkin imalar olmakla birlikte vekilin ismi açıklanmamıştır. Olay muallakta bırakılıp iddialar inkar edilmediğine göre, geçiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu kuşkuları daha da arttırmıştır.
-İç işleri bakanı ile suç örgütü lideri Peker arasında aracılık yapan medya elemanları; CHP milletvekili Özgür Özel’in ortaya atmış olduğu bu iddia medyada Özışık Kardeşler diye geçen (sanki dalton kardeşler gibi) Hadi Özışık bu iddiayı tam bir maganda ağzı ile reddetmiştir. Suç örgütü lideri Peker’in Hadi Özışık ile yapmış olduğu görüntüü konuşma kaydını yayınlaması bu iddianın oradaki konuşmalara da baktığımızda doğrulandığını göstermektedir. Daha sonra Hadi Özışık’ın Soylu’dan özür dilemesi bu iddianın doğru olduğunun bir başka kanıtıdır. İddianın arkasından Özışık Kardeşler’in hem görevlerine son verilmesi hem de haklarından soruşturma başlatılması ilişkilerin ne kadar kirli olduğunu göstermesi açısından çok anlamlıdır. Yani Özışık kardeşler kullanıldılar, posaları çıkınca da kaldırılıp atıldılar.-Kolombiya’dan yola çıkan uyuşturucu trafiği; Kolombiya’dan yola çıkacak konteyner içinde 5 ton uyuşturucu bir ihbar sonucu Kolombiya’da yakalandı. Hem geminin hem konteynerin hangi şirkete ait olduğu biliniyor ancak burada bilinmeyen bir şey var, Türkiye’deki bu uyuşturucu tüccarının adresi. Aslında o da biliniyor. Yani gemiyi biliyoruz, ithalatçı firmayı biliyoruz. Siparişin adresini bulamıyoruz. Yani en küçük bir ilişkide ile gönderilen kargonun ve alıcının adresleri yazılıdır. Bunu herkes bilir. İşin ilginç yanı alıcının gizlenmesi acabaları daha da arttırıyor. Kokain ticaretinden elde edilen paranın hangi amaçla kullanılacağı konusunda kuşkular çok fazla. AKP+MHP+mafya ittifakı kokain alıcısını açıklamamakla insanın aklına her türlü kuşkuyu getirmektedir.

   KANALİZASYON PATLADI, KOKU HER TARAFA YAYILDI
  En son bir vaka da AA’nın muhabirinin başına gelenler. Olay şu şekilde gerçekleşiyor. İki bakan basın açıklaması yapıyor. (Bekir Pakdemirli ve Mustafa Varank) Medya kuruluşları davet ediliyor. Ve basın açıklamasını düzenleyen sorumlular muhabirlerin kulaklarına soru sorulmayacak diye uyarı yapıyorlar. Ancak AA muhabiri kan beynime sıçradı diyerek Pakdemirli’ye bir soru soruyor. Sorunun özü Soylu AKP’den büyük mü? Varank, bu soruya cevap veriyor. Soruyu sormakta olan AA muhabiri Musap Turan hakkında çeşitli imalarda bulunuyor. Daha sonra AA muhabiri hem görevden alınıyor hem de terör örgütleri ile bağlantısı olup olmadığı konusunda araştırma yapılıyor. Oysa herkes bilir ki gazetecinin görevi soru sormaktır. AKP+MHP+mafya ittifakı medyanın %95’ini kontrol ettikleri için (AA dahil) böyle bir soru sorulabileceğini akıllarından geçirmiyorlar. Aslında burada gazeteci görevini yapıyor. Gazetecinin görevi kamu adına ülkeyi yönetenlere soru sormaktır. Bir hakaret veya suçlama yok sadece merak edilen bir sruyu soruyor. Sonrasını biliyoruz. Ben buradan sayın gazeteci arkadaşımız Musap Turan’ı kutluyor ve alkışlıyorum.
  Kısacası dostlar, AKP+MHP+mafya ittifakı kendilerine göre çizmeyi aşan herkesi teröristlik ile suçlayarak ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Çizmeyi aşmak ne güzel!

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.