ALİ BABACAN İLE BU DÜZEN DEĞİŞİR Mİ,DEVA NE ZAMAN İKTİDARA GELİR?

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Kocaeli programında İzmit İlçe Binasının da açılışını yaptı… Açılışın ardından Basın ile bir araya gelen Babacan’a sorulan sorular içerisinde Türkiye genelini ve Kocaeli yerelinde..

ALİ BABACAN İLE BU DÜZEN DEĞİŞİR Mİ,DEVA NE ZAMAN İKTİDARA GELİR?
Son Güncelleme: Whatsapp

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Kocaeli programında İzmit İlçe Binasının da açılışını yaptı…

Açılışın ardından Basın ile bir araya gelen Babacan’a sorulan sorular içerisinde Türkiye genelini ve Kocaeli yerelinde gündem oluşturacak sorular vardı…

Yerel anlamda Nihat Ergün’ün siyaset sahnesinde Ali Babacan ile aktif olarak var olacağının altı çizildi…

Kürt sorunu ile ilgili olarak ise iktidarın çözüm süreci gibi bir işe giriştikten sonra bugün gelinen noktada böyle bir sorun olmadığını yani Kürt sorununu inkar ettiğini vurguladı…

Dolayısıyla ” böyle bir sorun var ve demokratik yöntemlerle çözülebilir” mesajını vererek Kürt seçmene mesaj verdi.

HDP’nin kapatılmasının ise demokrasiye sığmayacağını söyledi…

PKK’nın uluslararası destek aldığını ve Türkiye’nin bu mecrada yalnızlaştığını oysa tam tersi olması gerektiğini İktidarın bunu beceremediğini söyledi…

Terörler mücadelenin çok yönlü yapılması gerektiğini ve terörü besleyen damarların kesilmesi gerektiğini …

Kanal İstanbul olmasın diyemedi ama bunun öncelikli konu olmadığını…

Tüm dünyada Türkiye’nin Narko Devlet olarak tanındığını…

Deva Partisinin yeni akım bir parti olduğunu, AKP’nin devamı olmadığını, her kesimi kapsadığını…

Ülkenin yolsuzluk batağında olduğunu mafya, siyaset, ticaret üçgeninde kirliliğin derecesini…

Basına uygulanan yasakların, baskıların kalkacağını ve özgürlüğün geleceğini anlattı…

Kanal İstanbul dışında anlatılanlar demokratik çerçeveye uygun söylemler…

Bunlara bir itirazımız yok…

Benim bu toplantıda soracağım çok soru vardı ancak zaman kısıtlıydı ve Babacan’ın çok hoşuna gidecek sorular değildi bunlar.

İlk soruyu ben sordum…

Ülkenin özelleştirme furyası ile satılan tüm değerlerinin, tarım topraklarının, maden ruhsatlarının, fabrikaların yabancılara teslim edilen sektörlerin yeniden millileştirilmesi için bir politika üretecek misiniz?

Yoksa bu düzen böyle devam edecek mi, bu düzen böyle devam ederken bağımsızlıktan ve demokrasiden bahsedebilir misiniz?

Türkiye Amerikan patentli adına özelleştirme dedikleri çok büyük bir yıkım yaşadı, yaşıyor…

Özelleştirmenin Türkiye’de tüm üretim araçlarının, yer altı ve yer üstü kaynaklarının yabancılara teslim edilmesi olarak uygulandı.

Tüm bu değerler satılırken ne devletin dış borcunda azalma oldu nede halkın yaşam koşulları iyileşti aksine tam tersi oldu…

Ali Babacan’ın cevabında ise yeniden millileştirme ve özelleştirme furyasına dur demekle ilgili bir söz geçmedi.

Devletin özel sektörün üretim yaptığı alanlarda var olmasının anlamsızlığını ve rekabet koşullarını ortadan kaldıracağını kendi görev yaptığı dönemlerde ise Türkiye’de çok büyük atılımlar yapıldığından bahsetti…

Liberal bir anlayışın Türkiye’nin Bağımsızlığı üzerine de söyleyecek sözü yoktu…

Ülkede gizlenen Düyunu Umumiye gerçekliği bugün masaya yatırılması gerekiyorken, özelleştirme yağmasının ülkeye faturası bu kadar ağır olmuşken, Halkın elinden ormanları, meraları , madenleri, kıyıları, tarım alanları, bankaları ve fabrikaları alınıp Emperyaller ve işbirlikçilerine verilmişken insanlar intihar ediyor noktasına gelmişken Ali Babacan’ın cevabı beni tatmin etmediği gibi endişelendirdi.

Ülkenin dört bir yanında Kanadalı, İngiliz, Lübnanlı vb. maden şirketleri cirit atıyor…

Aklınıza gelen tüm sektörler yabancıların olmuş.

İmtiyazlar, Kapitilasyonlar boyumuzu aşmış…

Vatan toprakları yabancılara parsel, parsel satılıyor…

İngiliz uşağı Katarlılar ülkede en ayrıcalıklı millet olmuş, önlerinde her kapı ardına kadar açılıyor…

O kadar ileri gittiler ki suyumuzu ve kıyılarımızı da onlar yönetecek…

Tıp okullarına sınavsız girebilecek, hastane açabilecek, stratejik kurumlarımız onlara teslim ediliyor…

Ve Ali Babacan’ın bu duruma yönelik bir cevabı yok…

“Bu düzen böyle gidecek mi, böyle devam ederse Bağımsızlıktan ve demokrasiden bahsedebilir miyiz?” sorusu askıda kalıyor ise bu ülkenin kurtuluşu DEVA ile olmaz bu sadece bir rüya olur…

Ama şunu söyleyebilirim…

Eğer rejimde bir değişiklik olmaz da seçim olursa….

İlk seçimde olmaz ama…

İkinci erken seçimde DEVA ağırlıklı bir iktidar gelebilir ülkenin yönetimine.

DEVA Partisi de bu İttifak içinde olabilir elbette…

İlk seçim sonrası batık olan bu ülkede gelen iktidar bir enkaz devralacak…

Ve içerde tüm kurumlarda kadrolaşmış AKP militanları sürekli kaos yaratacaklar.

Ekonomik sıkıntılar, kargaşa son bulmayacak ve en fazla 1.5 sene içerisinde erken seçim yapılacak.

İşte DEVA bu şekilde iktidara gelecek…

Emperyaller için bir sakıncası olmayacak çünkü…

Tüm kazanımlarını garanti altına alacak tek siyasi odak Babacan olacak…

Özelleştirmeler ve yabancılara satışlar devam edecek…

Yolsuzluklardan ve usülsüz satışlardan hesap sorulmayacak atı alan Üsküdar’ı geçti denecek…

Kısaca bu senaryo ile Türkiye Cumhuriyetinin adı sadece bir TABELA OLARAK KALIR…

Ben Ali Babacan’ın soruma verdiği cevaptan bunu anladım…

Toplantının ayrıntılarını videoda izleyebilirsiniz…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.