DİNCİLİK İLE VİCDAN VE AHLAK İLE UYGARLIK ARASINDAKİ İLİŞKİ…

Toplumda ahlakı ve vicdanı köreltirseniz yaptığınız bütün kötülükleri de görünmez yaparsınız çünkü kötülük normalleşir. Kötülüğün normalleşmesi ise cehaleti egemen kılar. Din ise kurnaz, kötü beyni yıkanmış cahillerin elinde cahil halkı..

DİNCİLİK İLE VİCDAN VE AHLAK İLE UYGARLIK ARASINDAKİ İLİŞKİ…
Son Güncelleme: Whatsapp

Toplumda ahlakı ve vicdanı köreltirseniz yaptığınız bütün kötülükleri de görünmez yaparsınız çünkü kötülük normalleşir. Kötülüğün normalleşmesi ise cehaleti egemen kılar.

Din ise kurnaz, kötü beyni yıkanmış cahillerin elinde cahil halkı kandırmak için bir araç olarak kalır.

Her kötülüğe kılıf olarak ayarlanır, eğilir, bükülür ve kötülüğü yapan mübarek zatı adeta ilahlaştırır, kutsallaştırır.

Cahiller sorgular mı? Hayır itaat eder, biat eder…

Aslında buna ruhunu şeytana satmak da diyebiliriz…

Ortadoğu ülkelerinde kanın ve zulmün ve yoksulluğun bitmeyişinin yegane sebebi de budur.

Ruhunu şeytana satanlar kendi halklarına Emperyalistlere köle ederler.

ABD’nin çobanları, celepleri koyunları güder, mezata götürür gibi ölüme götürürler.

O nedenle ki bu coğrafyanın koyunları Norveç gibi ülkelere kaçmak için can atarlar…

Onlar Kurban Bayramında mezattan kurtulup kaçan kurbanlıklara benzer aslında.

Türkiye’de işte şimdi tam bu yaşanıyor.

Recep Dursun’da ülkemizdeki Din, uygarlık, ahlak ve vicdan çelişkisini kısaca şöyle özetlemiş…

Dini referanslarla devleti yönetmeye kalkan iktidar, dindar nesil yetiştirmek için eğitim sistemini çökertti!

İktidar, dindar nesil yetiştirdiğini zannetti ama vicdanı ve ahlakı unuttu!

Yolsuzluk, hırsızlık, cinayet, cinsel taciz, tecavüz ve sübyancılık sıradanlaştı. Hukuk sistemi ve yargıç bağımsızlığı etkisizleştirilip, ulemaların verdiği fetvalarla işlenen her suç yeniden tarif edildi, suç ve suçlu yargıdan kaçırılmaya çalışıldı, hukuk sistemi çökertildi.

Dindar yetiştirilen neslin ahlaklı olacağı varsayıldı. Laik çağdaş ve medeni insanlar sürekli aşağılanmış, yok sayılmış toplumsal, sosyal, kültürel ve ekonomik hayattan tasfiye edilmeye çalışıldı.

Halk etnik, inanç ve mezheplere ayrıştırıldı. Ama gelinen süreçte dindar nesil vicdanlı ve ahlaklı değil kindar olmuş ve diğerlerin hak ve hukuklarını çiğnemekte bir beis görmemiştir.

Cehalet dincilikten, dincilik cehaletten beslendikçe bütün bu olumsuzluklar kaçınılmaz olmuştur.

Mine Kırıkkanat’ında dediği gibi “..Din ancak uygar insanlara ahlak aşılar. .”Demek ki neymiş uygar insan olmadan dindar olmak, vicdan ve ahlak sahibi olmak için yetmiyor…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.