İTÜ öğrencileri rektör atamalarına tepkili

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından üniversitelere yapılan rektör atamalarına tepki gösteren İTÜ öğrencileri iktidarın her şeyi ve herkesi yönetme isteğine ve baskılarına dikkat çekti. Boğaziçi Üniversitesi’ne Mehmet Bulu’nun kayyum rektör olarak atanmasının..

İTÜ öğrencileri rektör atamalarına tepkili
Son Güncelleme: Whatsapp

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından üniversitelere yapılan rektör atamalarına tepki gösteren İTÜ öğrencileri iktidarın her şeyi ve herkesi yönetme isteğine ve baskılarına dikkat çekti.

Boğaziçi Üniversitesi’ne Mehmet Bulu’nun kayyum rektör olarak atanmasının ardından öğrenciler kayyumu kabul etmediklerini belirterek sosyal medya çalışmaları başlattı. Biz de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde kulüp temsilcileri ve öğrenciler ile bu atama kararına ilişkin neler düşündüklerini konuştuk. Kayyum ataması hakkında ne düşündüklerini, atamanın amacının ne olduğunu ve genel olarak rektör atamalarının İTÜ’de bir baskı ortamı yarattığını düşünüp düşünmedikleri sorarak başladık sohbetimize. 

İşletme Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Hilal atamaların amacının, atamaları yapanların kendilerini güvene almak olduğunu düşündüğünü belirtirken üniversitelerde akademisyenlerin ve öğrencilerin eskiden olduğu gibi muhalefet edebilen bir noktadan da uzak olduklarına dikkat çekti. Atamanın güç gösterisi olduğunu düşünen Hilal “Özellikle bu olayda atanan kişinin Boğaziçi’li bile olmaması, bu kadar absürt hamlelerin yapılabilmesi bir güç gösterisi gibi geliyor bana. Boğaziçili ve çok iyi bir akademisyen olsaydı da durum değişmezdi tabi ki. Kendi üniversitesimde rektörlük seçimine giren ve geçen seneki öğrenci eylemlerinde öğrencilerle birlikte olan hocaların seçilmesini göze alamayacakları için kendisini atayanların her istediğini yapacak birisi tercih ediliyor” diye konuştu.

“ÜNİVERSİTELERDE BASKIYI HER DAİM HİSSEDİYORUZ”

Şehir ve Bölge Planlama 2. sınıf öğrencisi Esra, üniversiteler gibi politik ve toplumsal muhalefetin oluştuğu ve örgünlendiği noktaların, mevcut iktidarın baskıcı yönetiminde, her türlü muhtemel karşıtlığın ve hareketlenmenin erilitip sindirilmesi gereken birer hedef noktalarına dönüştüğünü belirtti. Üniversitelerin demokratik seçimlerle belirledikleri rektör seçimlerini ortadan kaldıran bu tutumun; normal koşullarda bu üniversitelerin tabanında asla yer bulamayacak başka bir aklı, usulü, yönetimi üniversite ve öğrenci içlerine zorla sokma çabası olduğunu düşündüğünü ifade eden Esra, kayyumun mevcut iktidara olan yakınlığı ve üniversite içinde bir öğretim görevlisi bile olmayışının atamayı yapanların çabalarında ne kadar cürretkar olabildiklerine dair iyi bir gösterge olduğunu ifade etti.

“TEPEDEN İNME USULLERİNİ MEŞRULAŞTIRMAK”

Esra “Son yıllarda, kurdukları sistemin iplerini ellerinde tutmakta yaşadıkları zorluğun bedelini bizler, toplum ve bu durum özelinde öğrenciler olarak giderek otoriterleşen bir yönetimin baskıcı uygulamalarına maruz kalarak ödüyoruz. Bu noktada amaç, kalan her söz söylenecek ya da muhtemel bir araya gelinecek noktaları yok etmekten geçiyor. Bu amaçla yaptıkları atamaların ani ve ilginç saatlerde olması, ilk anda oluşacak tepkileri bertaraf etmek ve oldu bittiye getirerek tepeden inme usullerini meşrulaştırmak gibi görünüyor” dedi.Reklam

Bu atamaları yapanlar açısından İTÜ’nün de kontrol altına alınması gereken ve herhangi bir düşünsel veya fiziksel hareketlenmeye mahal verilmemesi gereken noktalardan bir tanesi olarak görüldüğünü vurgulayan Esra, “İTÜ’de halihazırda atanarak gelmiş bir rektör var, fakat ilerleyen günlerde kendi çıkarlarına daha iyi hizmet eden bir başka herhangi bir ‘X’ kişini atayamayacaklarını kimse iddia edemez. Bu sebeple özerk bir bünye olması gereken üniversitelerimize yapılan bu faşist saldırıların baskısını her daim hissediyoruz” diyerek görüşlerini dile getirdi. 

“SORGULAMA VE ELEŞTİRME BİRİLERİNİ RAHATSIZ EDİYOR”

Metalurji ve Malzeme Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi arkadaşımız, ülkedeki hiçbir rektörün öğrenciler tarafından seçilmediğini ve dolayısıyla bunun baskı ortamı yarattığını söyleyerke şöyle devam etti: “Bu atamalar bir kere tamamıyla kaldırılmalı. Toplumun kendi yöneticilerini kendi seçtiği bir ülkede, öğrencilerin kendi yöneticilerini kendi seçmeme durumu çok ama çok anlamsız. Ayrıca, varsayalım ki bu bizim yararımıza olsun. Yani hükümet kendi atadığı rektörün daha nitelikli biri olduğunu düşünerek atama yapıyor olsun. Böyle bir durumda da, damdan sizin rektör düştü tavrı yerine; biz şu şu sebeplerden dolayı size bu hocayı rektör seçtik açıklaması beklerim ben. Bu atamaların amacı ile ilgili de şunu söylemeliyim ki; üniversite kültüründeki ‘taraf tutmadan herkesi sorgulama/eleştirme’ özelliği birilerini rahatsız ediyor. Onun dışında da her şeyi, herkesi yönetme isteği de cabası…”

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.