Fatma Kaplan’ın sosyal medya talimatları ve Sungurlu Barajı

Geçen hafta yazdığım bu yazıyı güncellemek ihtiyacı doğdu… Kentte reklam meraklısı bir cüruh var… Reklam yapmayı yönetmek olarak algılayan kafa yapısından bu kente ve halka hizmet beklemek anlamsızdır. Kentin ana..

Fatma Kaplan’ın sosyal medya talimatları ve Sungurlu Barajı
Son Güncelleme: Whatsapp

Geçen hafta yazdığım bu yazıyı güncellemek ihtiyacı doğdu…

Kentte reklam meraklısı bir cüruh var…

Reklam yapmayı yönetmek olarak algılayan kafa yapısından bu kente ve halka hizmet beklemek anlamsızdır.

Kentin ana sorunları ile uzaktan yakından ilgilenmeyen Fatma Kaplan yeni bir reklam kampanyası başlattı…

İntihar eden Tugay’ın kardeşini işe almış ya, etrafındaki önceden işe aldığı vatandaşlara demiş ki bunu her kes paylaşsın. Takip edeceğim. Birde baktık ki sosyal medyada paylaşım yapan yapana…

CHP için gözünü kaybeden Tugay’a “hele bir sınava girsin bakarız” diyen Fatma Kaplan şimdi tüy döküyor ve bunun üzerinden siyasi prim kazanmaya çalışıyor.

Tugay’ın ölümünün baş sorumlusu sensin bu çocuğu işe almayıp ihtiyacı ve hiç bir özelliği olmayan pek çoğunu işe alırken yaptığın vicdansızlığı bu şekilde reklamla örtmeye çalışıyorsun ama yemezler…

Tugay’a ev alındı ve Tugay’ın annesine verildi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu da aileyi ziyaret edecek.

Evi alan İl Başkanı Harun Yıldızlı’ya sordum “ev alınmış, her hangi bir açıklama yapılmadı, bilgi verir misin?” dedim…

“Yok dedi, evet ev aldık ama reklam malzemesi olmasını istemiyorum, yazmayın lütfen”

diye cevap verdi.

Duyumlarımıza göre…

Örgüt bana sahip çıkmıyor, maaşınızı ben veriyorum (sanki cebinden veriyormuş gibi) sosyal medyalarınızı takip edeceğim diyerek çalışanlara baskı yapan Fatma Kaplan’a bir bakın, birde yazmayın lütfen diyen İl Başkanına bakın…

Tıpkı seçim zamanı Sungurlu Barajı projesi ile reklam yapıp köylülerden oy isteyip sonra bir daha o köylere uğramayıp yolunu dahi unuttuğu gibi…

18 köy boşalacak, 50 köy etkilenecek ve Kandıra topraklarının 1/3’ü yok olacak ama Fatma Kaplan’ın umurunda bile değil.

Yine o beğenmediği örgüt bu konu ile ilgili olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ile görüşmeler gerçekleştiriyor.

Ve bu sorunu İSKİ’ye alternatifler sunarak çözecek, bu köyler, halk, doğa ve Kandıra toprakları kurtulacak.

Peki Fatma Kaplan ne yapıyor?

Şimdiye kadar aşağıladığı, insan yerine koymadığı, kin ve nefretle andığı doğu kökenli yurttaşlarımıza şirinlikler yapmakla meşgul.

Bombaların üzerine adı yazıldığı için duygu yüklenen ve ağlayan kadın o bombaların öldürdüğü bebekler için hiç ağlamadı…

Kendisine oy veren ve Başkan seçtiren doğulu seçmeni temsil edenlere 2 yıldır randevu dahi vermedi…

Şimdi Başkan Yardımcısı yaptığı Doğu kökenli Eğitim Bir Sen’li vatandaşla doğulu seçmen avına çıkmış ve Büyükşehir için oy devşirmeye çalışıyor.

CHP’nin bu kentte en büyük kamburu Fatma Kaplan’dır.

İzmit’te ki Kürtleri kandırdın bir dönem oy aldın şimdi Dilovası’nda mı sıra?

Neyse zaten tüm Kocaeli onun gerçek yüzünü görüyor…

Mahalleler birer, birer isyan etmeye başladı zaten büyük sürprizler bekliyor Fatma Kaplan’ı…

Kendisine alternatif örgüt kuruyor Hanımefendi…

Örgüt bana sahip çıkmıyor diyerek…

Örgüt sana daha nasıl sahip çıksın ki?

Ne istedin de yapmadın?

Sahte tarım ve kooperatifçilik projeleriyle milletin gözünü boyarken sana karşı mı çıktılar?

Grup toplantılarına katılmadın seni disipline mi verdiler?

Genel Başkana küfreden AKP’li trolü amir yaptın sana olmaz mı dediler?

AKP döneminde dahi geçmeyen Rant projesini kendi elinle meclise getirip oy birliği ile İzmit Meclisinden geçirene kadar hep sustular…

Ve kişisel ilişkilerin olduğu müteahhiti zengin etmek isterken tüm foyan ortaya dökülüverdi.

Örgüt bu Rant projesine elbette hayır diyecekti, doğru olanı yaptı…

Tek derdin örgütü tamamen ele geçirip başına da çantanı taşıyacak kukla bir Başkan oturtmak, Büyükşehir Belediye Başkanı olmak ve tüm dalkavuklarını kadrolaştırmak…

Bunu başaramayacaksın, yalanla ve sahte reklam projeleriyle bu işler yürümez, senin gibiler çok geldi geçti bu ülkeden…

Şu aşağıdaki köylü kadının sesi olamazsan bu toprakların sesi olamazsın…

Kocaeli sanayicilere yani para babalarına kurban edilen topraklar olmaktan öte gidemiyor.

Koskocaman bir köy.

Hem de geri kalmış bir köy.

Karaosmanoğlu’nun yarı buçuk yollar yaparak yağmaya açtığı ve bir fırın ile bir kaç kaydırakla Avrupa köyleri ilan ettiği güzelim köylerimiz resmen yok oluyor.

Sanayi kuruluşları kapasite arttırımı ile alanlarını genişletiyor ve açıkladıkları kârlar ise dudak uçuklatıyor.

Onlara özel imarlar, onlara özel ÇED’ler birkaç duyarlı vatandaşın ve siyasi partinin kısık çığlıkları ne yazık ki kimseyi etkilemiyor.

Ve öyle yada böyle kazanan hep Sermaye oluyor.

Bu Kent Rantçıların elinde yaşanmaz bir hale gelirken Halka ait Kamu toprakları da Sanayicilerin emrine sunuluyor.

Yetmedi mi, denizi doldurun, yetmedi mi ormanı yok edin, yetmedi mi tarım alanlarına el koyun…

Yetmiyor öyle bir doymazlıkla saldırıyorlar ki…

Müteahhitler, sanayiciler ve iktidar el ele, yasalar oyuncak olmuş, denetleme mekanizmaları kitlenmiş…

Nasıl kitlenmesin, emir hep yukardan geliyor…

Kilitleyecek amirler hep yukarıdan atanıyor…

Onlar zenginleşiyor ve semiriyorlarken halk yoksullaşıyor, açılıkla cebelleşiyor.

Ve kent yağmalanmaya devam ediyor.

Sanayicilerin kârlarından bahsettik ya hakikaten rakamlar müthiş.

Ve bu sanayiciler öyle bir destekleniyor ki…

ÇED toplantılarında Çevre Bakanlığının temsilcileri sanki bu sanayicilerin memurları gibi toplantıyı oldu bittiye getirip kaçıp gidiyorlar.

Durum çok vahim…

Kızderbent’te gereksiz yere tek su kaynağının üzerine yapılacak olan taş ocağı ile bölge susuzluğa mahkum edilecek, köyün merası taş ocağına kurban edilecek ve yarattığı kirlilik ile bölgede tarım ve hayvancılığı bitirecek…

İlyas Şeker’in günlerce bu bölgede köylüyü ikna turlarına çıktığını biliyoruz neden bu kadar önemsediler bu taş ocağının buraya yapılmasını?

Arkasında ne var bu işin?

Çünkü 20-30 km ötede yarı kapasite ile çalışan taç ocakları varken neden illa Kızderbent’in merasına tek su kaynağının üzerine taş ocağı kurulur Fikri Işık’tan başkasının bir fikri yok mu?

Bizim var, çünkü buraya kurulacak taş ocağı köylüyü göç ettirecek…

Dinamit sesleri, taş taşıyan kamyonlar, yaratılan kirlilik, susuzluk köyde hayatı bitirecek.

Ve Samanlı Dağları Altın madencilerine altın bir tepside sunulacak.

Savunacak köylüsü kalmayan sahipsiz topraklar Maden şirketlerine peş keş çekilecek Fikri Işık’ın fikri bu mudur acep diye sormak lazım değil mi?

Karamürsel’de durum bu…

Kocaeli’nin en bakir kalan bölgelerinden biri olan Kızderbent ile birlikte Samanlı dağları işgale açılıyor.

Kandıra deseniz durum içler acısı.

Yine Kızderbent’de ki Taş Ocağı gibi gereksiz yere yapılması planlanan Sungurlu Baraj projesi ile birlikte aslında Kandıra’nın idam fermanı imzalanıyor.

18 köy kalkacak, 50 köy tarım yapamaz hale getirilecek ve Kandıra topraklarının 1/3’ü işlevsiz hale getirilecek.

Sebebi ise fazladan İSKİ’nin şu an halihazırda aldığı 85 milyon metreküp suyu 115 milyona çıkartmak.

Yani % 35 kapasite artacak ve 30 milyon metreküp daha fazla su alacak…

Oysa bunu Baraj yapmadan alması mümkün.

Mevcut Regülatör kapasitesini arttırmak yeterli olacak iken…

Neden Baraj yapmakta ısrar edilir?

18 köy halkı 900 yıldır yaşadıkları topraktan göçe zorlanır?

Mantık yok…

Akılcı değil…

Zulüm var, tarımın bitirilmesi var, doğal dengenin yok edilmesi var…

Ama orada mağdur olan ve olacak köylünün ahvali nicedir diye soran bir Allah’ın kulu yok.

Bu yöre halkı tarihinin en acı günlerini AKP döneminde yaşadı.

Köyleri mahalleye çevirerek köylünün meralarına, ortak kullanım alanlarına el konuldu.

Tarım bitirildi ve köylü topraklarını satmaktan başka çare bulamadı.

Toprakların % 70’i el değiştirdi.

Kültürel ve Tarihsel hazineler ortaya çıkartılmazken birde üzerine baraj yapılacak.

Köylerin Kocaeli içerisindeki iktisadi varlığı yok edildi.

Bölgede Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yetmez ama evet dediğimiz en önemli ve değerli projesi olan Tıbbi ve Aromatik projeler projesi umarım amacına ulaşır.

Ve esasında buradaki insanlar artık AKP’ye oy vermek istememelerine rağmen muhalefetin bu sorunlara bu güne kadar hiç eğilmemesi, köylünün yanında olmaması ise çok vahim bir durum.

Kandıra yok ediliyor ve Muhalefet buraya gitmiyor.

Köylünün önüne düşüp bir çare aramıyor.

Köylüye ve topraklara sahip çıkmıyor neden?

Bu kentin muhalefetinin iktidar olmak gibi bir derdi yok mu kardeşim?

Köklerinden kopartılıp, Topraklarından ve Yurtların olacak 18 köy var ortada….

Tarımsal faaliyet yapamayacağın 50 köy var…

Ve bu köylerin kentlere verdiği göçler var çok ciddi bir nüfus.

Ve bu insanların çığlığını duymamak olur mu?

Eğer bu çığlığı duymazsanız yarın seçimlerde onlarda sizlerin oy talebinizi duymazlar…

Sizi AKP’ye alternatif olarak görmezler.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sessiz, İzmit Belediye Başkanı seçim zamanı oy istemeye gitmekten başka bir icraatı olmamış, şimdi ise hiç umurunda değil. Kandıra Belediye Başkanı deseniz zaten onun yolu belli.

Eeee bu köylüye ve topraklara kim sahip çıkacak?

Bu konu hakkında duyduğumuz tek sevindirici haber CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı’nın konu ile ilgili olarak İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı ve yapacağı görüşmeler…

Önce İmamoğlu’nu ardından İSKİ’yi bu barajın yapılmasının gereksizliğine ikna edebilirse çok büyük bir iş başarmış olacak.

Kandıra topraklarının umudu olmak kolay değil, ancak ivedilikle hareket etmek gerekiyor.

Harun Yıldızlı ile bu konuyu konuştuğumda umutlandım doğrusu.

Umarım bu umudum sükutu hayale uğramaz.

Hoşçakal yarın…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.