2 B ARAZİLERİNİ SATIŞA ÇIKARAN KANUN TEKLİFİ MECLİSTEN GEÇTİ

2B arazilerinin satışa sunulmasına imkan sağlayan kanun teklifi TBMM’de komisyondan geçti. Kanun teklifini değerlendiren Yücel Çağlar, Orman yangınlarıyla, bu teklif arasındaki ilişkiye dikkat çekti…

Ekonomiye yönelik düzenlemelerin yer aldığı torba yasa teklifi Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

Bu yasa tasarısına göre, hazineye ait tarım arazileri 10 yıla kadar kiralanabilecek. Orman vasfını yitirmiş 2B arazileri hak sahiplerine satılabilecek.

2B arazileri üzerinde bulunan taşınmazlar ile hazineye ait tarım arazilerine ilişkin süresi içerisinde başvuru yapmayanların başvuru ve ödeme süresi 31 Aralık 2022’ye kadar uzatılacak.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Orman Mühendisi Doç. Dr. Yücel Çağlar, bu yasanın kabul edilmesiyle orman yangınları arasında bir ilişki kurarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu: 

“Söz konusu yasa önerisi öngörüldüğü gibi yasalaştırılabilirse ‘devlet ormanı’ sayılan yerlerde çeşitli yöntemlerle yapıla gelen yağmaya yeni boyutlar kazandırmasıdır. Henüz Nisan başındayken, daha açık bir söyleyişle ‘orman yangını mevsimi henüz açılmamışken’ Çanakkale’de, Balıkesir’de, Osmaniye’de çıkarılan ya da çıkan orman yangınları bu gidişin ayak sesleridir bence.” 

29 DEFA DEĞİŞTİ

AKP’nin iktidar olduğu 2002-2021 yılları içinde Orman Kanunu’nun 29 defa değiştirildiğini vurgulayan Yücel Çağar “Ülkemizde “orman” sayılan yerlerin tümüne yakın bir kısmının devlet mülkiyetinde olması, bu yerlerin 1937 yılından bu yana devlet tarafından korunmasına, genişletilmesi ile işletilmesi siyasal iktidara da önemli kolaylıklar sağlamıştır. Bu kolaylıklardan göreceli olarak en fazla yararlanabilenler ise madencilik, turizm, enerji vb arazi temelli yatırımcılar olmuştur. 6831 sayılı Orman Kanunu’nda 2003-2021 döneminde yapılan ve çoğu Anayasanın 169 ile 170. Maddelerine aykırı olan toplam 29 değişikliğin hemen hemen tümü bu doğrultuda olmuştur” diye yazdı. 

“UYARIYORUM”

Sonuç olarak ben diyorum ki, yasa önerisi yasalaşırsa…

Söz konusu yasa teklifiyle 6292 sayı yasaya getirilmesi amaçlanan Ek Madde 1’le; “ (1) 6831 sayılı Kanunun Ek 16 ncı maddesi hükümlerine göre üzerinde yerleşim yeri bulunduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazların 3402 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılır. Kadastro tutana- ğının beyanlar hanesindeki bilgiler tapu kütüğünün beyanlar hanesine de aynen aktarılarak hak sahipliği belirlenir. Bu taşınmazlar, bu Kanunun 2/B alanlarında kalan taşınmazların satışına iliş- kin hükümleri kıyasen uygulanmak suretiyle hak sahiplerine doğrudan…” satılabilecektir.

Kesinlikle “2B” benzeri uygulamalara yol açabilecektir.

Bu düzenlemenin “2B alanlarında kalan taşınmazlar” gibi –“kıyasen”- satılması da Anayasanın hem 169 hem de 170. Maddesine açıkça aykırıdır ! 6831 sayılı yasanın Ek Madde 16’sı ile siyasal iktidarın 6292 sayılı yasaya getirmek istediği Ek Madde 1, Anayasanın 169. Maddesindeki “…orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.” kuralına da açıkça aykırıdır.

Öte yandan; daha önce de belirttiğim gibi, 6831’deki Ek Madde 16’ya göre “devlet ormanı” sayılan bir arazi üzerinde “…bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri” varsa bu bir suç- tur. Dolayısıyla bu yerleşim yerlerini sahiplenen kişi ya da kuruluş da suçludur. Bu nedenle yapılması gereken, bu kişi ya da kuruluşların 6831 sayılı yasaya göre “işgal” suçundan cezalandırılmasıdır; “af edilmeleri” bu tür eylemleri özendirecektir. Suç işlenerek edinilmiş bir kazanım ise hiçbir kişi ya da kuruluşu “hak sahibi” yapmaz, yapamaz, yapmamalı!

“Parası olanların düdüğü daha kolay çalabilmesi” hedefleniyor…

6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırlan Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’nun başlığı yanıltıcıdır; “orman köylerinin kalkınmalarının desteklenmesiyle” uzak yakın hiçbir ilişkisi yoktur. Böyleyken Yasa önerisiyle 6292 sayılı yasaya getirilmek istenen Geçici Madde 1’le yapılacak satışlarda

– Bir yandan başvuru bir yandan da ödeme süreleri uzatılmak;

– Ödeme bedellerini geciktirenlerin yapacakları ödemeleri TÜFE artışları oranında artırmak istenmektedir.

TBMM’deki söz konusu yasa önerisi, 6292 sayılı yasaya getirmek istediği Ek Madde 1 ile Geçici Madde 1, siyasal iktidarın, deyimin tam anlamıyla “denize düştüğü için yılana sarıldığının” bir başka göstergesidir. “Yılanın” siyasal iktidara yapabilecekleri beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Beni söz konusu yasa önerisi öngörüldüğü gibi yasalaştırılabilirse “devlet ormanı” sayılan yerlerde çeşitli yöntemlerle yapılagelen yağmaya yeni boyutlar kazandırmasıdır. Henüz Nisan başındayken, daha açık bir söyle- yişle “orman yangını mevsimi henüz açılmamışken” Çanakkale’de, Balıkesir’de, Osmaniye’de çı- karılan ya da çıkan orman yangınları bu gidişin ayak sesleridir bence.

Aman ha aman ha…

***

İşte, siyasal iktidarın doksana yakın milletvekilinin imzasıyla 25 Mart 2022 günü TBMM’ye gönderdiği “Hazineye Ait Taşınmaz Mallarının Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanım ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”yle yapmaya çabaladığı düzenlemelerin kesinlikle bu bütünsellik içinde değerlendirilmesi gerekiyor. 

Bu noktada doğa/orman korumacı duyarlılık ne yazık ki tek başına yeterli değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.