GÜNER KİZİR VE MAZİM

1990 YILINDA İzmit Belediyesi’ne memur olarak göreve başlamıştım. Stajyer memurdum.  

TÜM-BEL-SEN’in kuruluşunda yer aldım.  Çünkü örgütlü mücadeleye inanıyordum.  Hiç beklemeden hemen işyeri temsilcisi oldum. Peşinden de TÜM-BEL-SEN Kocaeli Şube Başkanlığı’na seçilmiştim.  Tam da o sırada mücadelenin orta yerinde tanıdım Güner KİZİR’i.  

Kendisi SES Kocaeli Şube Başkanıydı. Yolumuzu kesiştiren sendikal mücadele idi.  Sendikal mücadeleye başlar başlamaz ilk tanıdığım isimlerdendi Güner KİZİR.  

Samimiydi, heyecanlıydı, her şeyi göze almış özverili bir profil vardı karşımda.  Mücadeleyi yaşamın merkezine koymuştu.  O, mücadele azmini ve heyecanını herkese geçiriyordu.  Bende çok büyük emeği vardı Güner yoldaşın.  Etkilenmiştim onun mücadelesinden.  Ondan çok şey öğrenmiştim.  “Birleşik Mücadele” der başka bir şey demezdi. Ben de Güner yoldaşın bu cümlesini tamamlayayım. “Kendi cephesini genişletmeyen düşmanın cephesini genişletir.”   Şimdi büyük bir mücadele azmi olan bu adam, o mücadeleyi de içine alan bir kitap yazmış.  Büyük bir heyecanla okudum kitabı. Muhteşem olmuş.  Aynı zamanda da çok duygulandım.  Yoksulluk yıllarını anlatmış Güner KİZİR kitabında.  Bıkıp usanmadığı, herkese bulaştırdığı KESK’li yılları anlatmış.  Zaman zaman kitabı okurken kendimi de buldum satırlarda.  O mücadele dolu heyecanlı yıllara gittim.  Güner yoldaşın hayatı sıkıntılarla geçmiş.  Gözyaşlarımı tutamadığım anlar oldu.  Birlikte Kocaeli’de kamu emekçileri sendikal mücadelesine not düşmüştük çünkü.  Gece yarılarına kadar neyi nasıl yapalım da mücadeleyi büyütelim diye kafa patlatırdık Güner yoldaşla.  Bir yandan yokluk sendikal mücadeleye de damgasını vurmuştu.  Kılı kırk yararak sendikanın giderlerini kah cebimizden kah dayanışma ile karşılıyorduk.  Bütün bunları yeniden yaşadım bu kitabı okuyunca.

 Yüreğine eline sağlık Güner KİZİR.  

Ayrıca kitabın içinde başka bir şey dikkatimi çekti.  Çok derin bir yerime dokundu.  Sanki olayı ben yaşıyordum.  Güner yoldaş yokluk içinde geçen gençlik yıllarında bile ailesine ve kardeşlerine sahip çıkmış.  Bunu kız kardeşi kitapta açıkça ifade etmiş.  Güner KİZİR’e de bu yakışırdı.  Sendikal mücadele içinde tanıdığım bu naif adam 20-25 yıllık bir mücadelesini KESK’in içinde geçirdi.  Kitapta eksik bıraktığı bir yan var.  20-25 yıllık mücadeleyi daha geniş anlatması gerekiyordu.  Çok şey kattığı KESK’in içindeki mücadelesini detaylandırması hakkıydı diye düşünüyorum.

 Güner yoldaş ile birlikte KESK’in Kocaeli’de var olmasına önemli katkılar koyduk kuşkusuz.  Bu şanlı mücadele nasıl sönümlendi, nasıl bürokrasiye teslim oldu üzülmeden de edemiyorum.  Geçmiş güzel günleri anlatan, önümüzdeki günler için de ilham kaynağı olacağını umduğum MAZİM kitabı için Güner yoldaşıma çok teşekkür ederim.  Ellerine sağlık, iyi ki seni tanımışım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir