HARUN YILDIZLI, DANIŞMA VE STATÜKO

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki…

CHP Kocaeli İl Başkanı Harun Yıldızlı’nın çalışma prensiplerini beğeniyorum, ilçelerin (bir kaçı hariç) ona ayak uyduramadığını yada uydurmak gibi bir dertleri olmadığını, iktidara yürüyen CHP’nin önündeki en büyük engelin onlar olduğunu bilmek gerekir diye düşünüyorum…

Umuyor ve diliyorum ki…

Harun Yıldızlı Kocaeli’de statükoyu yenerek, parti içi demokrasiyi hayata geçirerek şimdiden sıralamasını bile yaptıkları vekil adaylarını belirlemiş olan statüko ve statükocuları yenmeyi başarır…

Ve demokrasinin, tabanın ve halkın sesi olur…

İnsanların ondan beklentileri bunlar…

Tıpkı Perşembe pazarında kadın pazarcının ondan beklentilerinin olduğu gibi… Ne demişti kadın; “İnşallah Fatma Kaplan’ın yerine sen gelirsin, bizi onun gibi kovalamazsın…”

CHP tabanının da bu esnaf kadın gibi Harun Yıldızlı’dan devrim niteliğinde beklentileri var…

Evet şimdi asıl konumuza dönelim….

Bugüne kadar yapılan danışmaların hiç birinin CHP örgütleri tarafından bir ders çıkarma ögesi olarak kullanıldığını görmedim…

Bu danışma toplantısının da bugüne kadar yapılanlardan bir farkı olmayacağını düşünüyorum…

Sadece yönetenler kendilerini kutsayacak, eleştirel bakanların gazları alınacak ve işte demokratik olarak her kes istediği gibi konuşuyor derken eleştirilerin dört duvar arasında kalmasını sağlamış olacaklar…

Dedim ya Harun Yıldızlı’dan beklentilerimiz büyük?…

Aslında değil sadece olması gerekeni yapmayı başarmasını istiyoruz…

Şöyle bir düşündüm ve aklımdan geçenleri yazayım dedim…

Danışma toplantıları yapılmalı mı, ya da neden yapılmalı?

Evet yapılmalı, hem de çok sık yapılmalı, üyelere bahşedilen bir lütuf olarak değil örgütün sorunlarını, kentin sorunlarını, ülkenin sorunlarını ele alıp partiyi iktidar yapma yolunda neler yapılmalı konuları tartışılmalı ve örgütün bir devinim içerisinde olması sağlanmalı…

Bu tartışmalardan yeni çalışma yöntemleri ve halkı sürece katacak yol haritaları çıkmalı…

Ancak ne yazık ki, bunların hiç biri yapılmadığını ve böyle bir niyetinde olmadığını görmek oldukça umutsuz bir durum…

Kocaeli’de bir kaç örgüt dışında bu konuya kafa yoran yok….

Ülke tarumar olmuş, insanlar çaresiz ve umutsuz ancak ülkenin kurucu iradesi CHP ise %22 ile 27 arasında gidip geliyor….

Neden halen % 60 olmuyoruz? olamadık?

Yeterince muhafazakarlaşamadık mı? Yeterince onlara benzeyemedik mi?

Bu ülkenin seçmeninden oy alabilmek için ne yapmalı?

İzmit Belediye Başkanı gibi Faşistleri alıp Zabıta Müdürü, Başkan Yardımcısı mı yapmalı?…

Düşünün Halkevci gençleri Belediyenin 5. katından tekme tokat döverek indiren AKP döneminin AKP militanı olan Zabıta Müdürü, Fatma Kaplan tarafından onurlandırılıyor ve tekrar Zabıta Müdürü yapılıyor…

CHP’nin onlarca yıl militanlığını yapıp, bedel ödeyen Erol Şerit’ler, Orhan Bozkurt’lar, İsmail Göksu’lar, Ertuğrul Akalın’lar, Hakan Tanta’lar ve daha onlarcası belki yüzlercesi dışlandı, küstürüldü, değersizleştirilmeye çalışıldı…

Faşistleri başının üzerinde taşıyan, yetkilerle donatan ve halktan kopuk Fatma Kaplan’la mı yükselecek CHP?…

Böylemi geliyor gelmekte olan?

Böyle mi iktidara yürüyecek CHP?

Faşistleri kucaklayıp solculara aydınlara sırt çeviren Belediye Başkanları CHP’ye en büyük zararı vermekteler…

CHP Genel Başkanı 2015 yılından sonra gösterdiği performans dikkate değer… Genel Merkez düzeyinde büyük hareketlenme var…

Yine de büyük bir eksiklik var…

Her şeyin alt üst olduğu, insanların açlıkla karşı karşıya kaldığı, üretimin bitirildiği bir ülkede örgütler kendi ilçelerinde halkı örgütleyemiyor ve bir savunma hattı, direnç hattı oluşturamıyor…

Böyle bir dertleri de yok…

Örgütlerin sokakta halkla buluşamadığını ve Genel Başkanın yarattığı sinerjiyi halka taşıma becerileri sıfır…

Çarşı pazarda veya 3-5 muhtarla fotoğraf çektirip yayınlamaktan ileriye gitmiyor sözde mücadele yöntemleri…

Yıllardır pek çok Danışmada da söylediğim gibi….

Sokakta siyaset yapacaksınız, seferberlik ilan edeceksiniz…

Sokak derken Erdoğan’ın yaratmak istediği çatışma ortamını yaratın demiyorum…

CHP örgütlerinin, dedim ya benim bildiğim biri dışında hiç yapmadığı ama sürekli ve düzenli bir şekilde yapılması gereken mahalle meclisleri, halk toplantıları seferberliği…

Halkı siyasetin içerisine çekmek, insanları politize ederek umut CHP’de diyecekleri noktaya getirebilmek…

Halka CHP’yi anlatabilmek…

Bugün Kocaeli’de ülkeyi yıkıma sürüklemiş AKP’nin Belediye Başkanları Halk Meclisleri düzenliyor…

Protesto dahi edilmiyorlar…

Şaşırıyorum AKP’li Belediye Başkanları Halk Meclislerinde Halk’ı dinliyorlar…

CHP’li bir Belediye olan İzmit Belediyesinin Başkanı ise sadece reklamlarda Halk’la buluşuyor…

Böyle mi geliyor gelmekte olan?

CHP İzmit İlçe örgütü deseniz oda yok…

İlçe binasından dışarı çıkmıyorlar…

Yaptıkları iş şu…

CHP nasıl olsa İktidara yürüyor biz koltukları tutalım, koltuklardan aldığımız güç ile milletvekili olabilir, Belediye Başkan adayı ve Meclis üyelerini tayin edebilir gücümüze güç katarız…

Böyle mi geliyor gelmekte olan?

CHP Kocaeli’de ilçe örgütlerindeki genel durum bu…

Bir tek Gebze’de bir kaç Halk toplantısı yapıldı ama sonra ne hikmetse onlarda durdular…

Birilerini rahatsız etti bu işler…

Mahalleleri inceleyen, halkla buluşan ve buradan elde ettikleri çıkarımları, sorunları meclise taşıyan Saide Arslan ve İbrahim Başçiftçi’ye ise tepki gösterenler var…

Dava açıyorlar masrafları ceplerinden ödüyorlar, mecliste ciddi bir mücadele örüyorlar, Gebze’yi, Gebze halkını, doğayı savunuyorlar ama kimseye de yaranamıyorlar…

Vay efendim Saide Arslan milletvekli olmak istiyor…

Hangi CHP’liye sorarsanız sorun hepsi milletvekili olmak ister ve bu gayet normal…

Normal olmayan, çalışan insanların değil çalışmayanların tombaladan çıkar gibi gökten zembille inip milletvekili olması değil mi?

Aynı şekilde Belediye Başkanı, aynı şekilde Meclis Üyesi olanlara gerdan kırıp çalışanlara da “seni gidi seni sen bu çalışmaları milletvekili olmak için yapıyorsun, yemezler, pışık” der gibi seviyesiz yaklaşımlara maruz kalıyorlar…

Seçime 2 ay kala kadın ve gençlerin eline broşür verip dağıttırırken boy boy fotoğraflar çektirip yayınlamaya sokağa çıkmak diyen anlayışın ve bu anlayış sahiplerinin partiden temizlenmesi gerek…

Bu bahsettiklerim o insanlardır ki…

Parti içi demokrasiyi işletmezler, demokrasi ile alakaları da yoktur ama acayip demokrasi havarileridir…

Hayatta ön seçim istemezler, çarşaf liste diyemezler ağızları yanar…

Onlar halkla iç içe olamazlar ülkede iktidarı değil CHP içinde İktidar olmayı tercih ederler…

Şahsen CHP Kocaeli İl Danışmasında konuşma hakkım olursa bu konuları irdelerim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir