TÜRKİE’DE TARIM VE HAYVANCILIK BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN ELLERİNDE ŞEKİLLENECEK

Ülkede Tarım ve Hayvancılık can çekişiyor. Uygulanan yanlış politikalar ülkeyi Tarımda dışa bağımlı hale getirilirken, tarım topraklarını da maden ve sanayi alanları haline getirdi…

Çiftçi yoksullaştı, borçlandı ve topraklarını satmak zorunda kaldı sonuç olarak da Kırlar akın, akın büyük kentlere göç etti, Kentleri besleyecek olan topraklar madencilerin, sanayicilerin insafına terk edildi…

Ve yasalarla bu işgalin önü açıldı…

Hele Büyükşehir yasası…. Tarım Topraklarının idam fermanı oldu…Köylünün elinden alınan ortak kullanım alanları, ormanlar, meralar şimdi birer rant alanı haline geldi… Kimi TOKİ’ye, kimi Sanayicilere tahsis edildi ve ediliyor…

Örnek olarak Pelitli Merasına yapılan Fabrikayı verebiliriz…

Örnek olarak Balçık Köyünün merasının TOKİ’ye sanayi ve konut alanı olarak verilmesini gösterebiliriz…

Vahşi yöntemlerle yabancı maden şirketleri tarafından katledilen topraklarımız ot bitmez hale getiriliyorken, sanayiciler de boş durmuyor deniz kıyılarını ve doğayı parsel, parsel aynı vahşilikle işgal ediyor…

Pelitli’de şahit olduğumuz korkunç görüntüler içimiz sızlattı…

Muhtarın iddiasına göre, Dev Fabrika kaçak yapılmış ve arıtma yok, önündeki dereye direk deşarj yapıyor…

Dere ölmüş ve resmen zehir akıyor, bu zehir önce Dil Deresine ulaşıyor oradan da İzmit Körfezine akıyor…

Bu şekilde bölgede pek çok örnek verebiliriz…

Buda bize gösteriyor ki, denetim mekanizması çalışmıyor…

Plansız ve programsız olarak pıtırak gibi çoğalan ve yönetenler tarafından desteklenen sanayi tesisleri sularımızı, topraklarımızı ve tüm canlıları zehirleyerek sözüm ona istihdam yaratıyorlar…

İşte bu koşulların sağlanması için kırların boşaltılması gerekiyordu…

Emperyaller bir taşla 2 kuş vuruyorlar…

Atalık tohumların yasaklanması, sertifikalı tohumların kullanılması için kurulan sistem ile Köylü tohum da dışarıya bağımlı hale getirildi… Kısır tohumlara her yıl dışarıya milyonlarca dolar ödeniyor…

Tarım girdilerine sürekli yapılan zamlarla Köylünün maliyeti yükselirken, ürün ithalat nedeniyle fiyat yükseltemiyor ve zarar ediyor, dolayısıyla üreten bankalara, Tarım Kredilere ve tefecilere borçlanıyor…

Sonuç topraklarını kaybediyor…

İthalatçı firmalar ise deve yüküyle para kazanıyor…

Buğday, mercimek, et, canlı hayvan vb. ürünleri ithal eden firmalara sağlanan kolaylıklar aslında içeride çiftçiyi bitiriyor.

İşin acı tarafı artık ülkede Tarım ve Hayvancılık tekelleşmeye başladı ve böyle giderse ülkede üretim yabancı firmalar ve onlara taşeronluk yapanların eline geçecek…

Bu gidişata karşı dur diyebilmek, Köylüyü topraklarında tutabilmek, göçe engel olmak ve yerli üretimi arttırarak ithalatın önüne geçebilmek için tehlikenin farkında olan bazı yerel yönetimler bir takım girişimlerde bulunuyor…

Buna İzmir, Ankara, İstanbul ve Kocaeli Büyükşehir Belediyelerini örnek verebiliriz…

Bu Belediyeler Köylünün yem sorununu çözmek için yem bitkileri tohumu desteği veriyor, böylelikle köylü yemini daha ucuza temin edebiliyor ve ithalatçı firmaların fiyatlarına ürün satabiliyor…

Mazot desteği az da olsa nefes aldırabiliyor… Kocaeli Büyükşehir Belediyesi isteyen tüm köylülere % 50 hibe ile sera desteği, Hayvancılık yapmak isteyenlere yine % 50 hibe destek veriyor… Bu çok büyük bir destek… Düşünün 200 koyun almak isteyen Köylünün cebinden 100 koyun parası çıkacak. Borçlanmayacak, faiz işlemeyecek, geri ödemesi yok…

Konuştuğum bazı Köylüler buna inanmıyor, öyle bir şey olur mu diyorlar… Onun videosunu yetiştiremedim bir kaç gün içinde yayınlayacağım…

Ama gerçek ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bunu yapıyor…

Aromatik bitkiler projesi ile alteratif tarım ürünlerini geliştirip, ekimden, hasata ve mamül haline getirip satın alma garantisi ile çiftçiye destek olmaya çalışan Belediyenin çalışmaları takdire şayan…

AKP’li bir Belediyenin bu işlere bu denli önem vermesi beni ne kadar şaşırttı bilemezsiniz…

Bu proje ve girişimleri şöyle değerlendiriyorum, yönetenlerin vizyonları, yaşama bakışları ve ufku eğer insancıl ve dürüst olursa ve bu insanlar hangi partiye mensup olursa olsun olumsuzluklara karşı çare üretebilirler… Tahir Büyükakın’ı partisiyle değil işte bu yönleri ile değerlendirmek ve yaptıklarını teşvik etmek gerek. Kamunun parasını Kamu yararına hem de üretime yönlendirerek yapıyor…

Elbette bunlar tek başına yetmez… Zaten üretici bunu dile getiriyor…

Kooperatifleşme en güzel çözüm bu…

Topraklarına ve ülkesine sahip çıkmak isteyen Köylü bir araya gelecek ve üretim Kooperatifleri kuracak…

Kocaeli Büyükşehir bu Kooperatiflere et ve süt ürünleri üretimi yapacak tesisler kuracak, Kooperatife hibe edecek… Bu çok önemli bir şey…

Her 3-5 köye bir üretim tesisi, köylere peynir, yoğurt, dondurma vb. gıdaları üretim tesisi bu müthiş bir gelişme…

Aslında bu bir müjde ve Büyükşehir Genel sekreter yardımcısı Hasan aydınlık Köylülerin taleplerine göre projeler üretmeye başladı bile….

Hayvanların yemlerini kendisi üretecek, et ve süt ürünlerini mamül hale getirecek ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu ürünleri ya satın alma garantisi verecek yada Kentin çeşitli yerlerinde satış noktaları kuracak…

Böylelikle direk üreticiden tüketiciye bir köprü oluşturmuş olacak… Aynı zamanda Kırlar ile Kentler arasında iktisadi bir ilişki kurulacak, para kazanan köylü topraklarını satmayacak…

Böylelikle ucuz, sağlıklı gıdanın üretilmesinin önünü açıldığında stokçuların, karaborsacıların insafına terk edilmiş olmayacağız. Kocaeli’de Kentlerimiz kendi, kendisini doyurabilecek hale gelecektir.

Kocaeli Büyükşehir’in bu girişimleri azımsanacak, küçümsenecek işler değil…

Tarım topraklarının korunması konusunda atabileceği bazı adımları artık atması ile Kocaeli geleceğini kurtarmış olacaktır. Artık Sanayi ve Mutlak Tarım alanlarının sınırları sabitlenmeli…

Mutlak tarım arazileri koruma çemberine alınmalı, Kooperatifler de bu alanları üretir hale getirmeli, köylüye para kazandırmalı…

Öyle görülüyor ki, ülkenin tarımsal geleceğini yerel yönetimler şekillendirecek, İstanbul, İzmir, Ankara ve Kocaeli Büyükşehir’in çalışmaları da bunu net bir şekilde önümüze koyuyor…

Şunu belirtmeden geçemeyeceğim 12 ilçe Belediyesinin Tarım ve Hayvancılıkla ilgili kayda değer bir çalışmasını, projesini görmedik, bunların icraatları sadece göstermelik reklam şovlarından ibaret…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir