MÜSİLAJ GEÇMİŞİ VE GELECEĞİ

Körfez ilçesi kıyılarında ~20 m’de görüntülendi bulut gibi devasa müsilaj kitleler halinde…

Bu hadiseyi uzun yıllardır izliyoruz bizim Kocaeli üni Hidrobiyoloji ekibi..2016da Prorocentrum
micanstürünün merkezinde olduğu(suyun renginin kırmızıya döndüğü) müsilaj oluşumu vardı
İzmit Körfezinde.

2018 de yayınlamıştık o hadiseyi…

Bu hadisede ise P.micansyine var ama başka mikroplankton türleri daha baskın(o türlerin teşhisi ne de devam ediyoruz).

Bu sefer Cyanobacterialar da (boyutları P.micans gibi mikroplanktondan küçük Bakterilerden büyük bir
fito plankton grubu) işin içinde gibi görunüyor Fito planktonun aşırı artışı ve akabinde Müsilaj
oluşumunun nedeni aşırı nutrient (Azot Fosfor bileşikleri başta olmak üzere besleyici elementler)
girdisi ve uygun koşullarda (rüzgarlar, akıntı hızları tabakalaşmanın ortadan kalkması, sahra tozu,
sıcaklık pH vb…) fito planktonla buluşması…

Bu bir denge hali… Sonra uygun koşullarda ürüyor, sayıca çok artıyorlar ve müsilaj denilen bu salgıyı oluşturuyorlar…

Bu sene o kadar yoğun oldu ki bütün Marmarada gözden kaçmayacak kadar belirginleşti. İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi gibi akıntı hızlarının nispeten yavaş olduğu koy ve körfezlerde (sürüklenerek buralara ulaştıktan sonra akıntı karla sular kendini yenileyemeyince) dikkate değer ölçüde şimdiye kadar rastlamadığımız yoğunlukta birikti.

Tabii kıyılarda deşarjlara fazla olduğundan da oralarda daha fazla ve yine her zaman görülenden uzun sürdü sürüyor…

Tabii sorunun İzmit Körfezine özel bir sorun olmadığının 25 milyondan fazla insanın etrafında yaşadığı Marmara Denizinin sorunu olduğunun altını çizmek lazım.

Bir anlamda bu hadise doğanın ciddi bir uyarısı ve Bu kadar insanı bu dar coğrafyada bir arada tutmak doğru değil diyor doğa… Şimdi bizim buradaki belediyede çevre korumadaki arkadaşlar diyorlar ki evsel endüstriyel atığın tamamını çöktürüyoruz…
Tamam doğrudur ama çöktürülen katı atık…

Azot fosfor bileşikleri (bir şekilde çökelti içerisinde kalan kısımları hariç) denize deşarj ediliyor. Bunlar ileri arıtma yapan atık su arıtma tesisleri dışındaki tesislerde yeterince arıtılmıyor…

Bunlar sadece ileri arıtma sistemlerinde çok düşük değerlere düşürülebiliyor. Yağmur suyu girdileri sair vahşi deşarjlara akarsu girdileri hepsi birbirine eklenince uygun koşullarla bir araya gelince bu vehamet ortaya çıkıyor… O nedenle
Marmaraya deşarj yapan atık su arıtma sistemlerinin bir an önce ileri atık su arıtma sistemlerine dönüştürülmesinde ve her türlü deşarjın kontrol altına alınmasında büyük yarar vardır…

Durum Ciddidir ve önlem alınmalıdır…

Bu konuda katkı verebilecek Belediyelerin, Valiliklerin ilgili birimleri Üniversiteler, ArGe kuruluşları, Çevre örgütleri, balıkçıların bağlı olduğu dernekler ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının fikri alınarak bir çözüm üretilmelidir.

Bu konuda üniversitelerimizin yeterli birikimi vardır ve zannetmiyorumki herhangi bir hocamızdan bir
istekte bulunulduğunda bunu geri çevirsin…

İstanbuldan yapılan derin deşarj uygulamalarında
(bu konuda İstanbuldaki hocalarımız daha doğru bilgi verirler şüphesiz) azot ve fosfor çok daha
yüksek derişimlerde derin deşarj ediliyor atık su arıtma tesislerinden…

Ama görünen o ki bu
sistemde bir aksıyor.. Bundan sonra ne olacak derseniz kitap yazılır olasılıklar hakkında…

Sonra komplo teorilerine döner ve bilimsellik kaybolur.

Ama en basitinden Marmaranın oksijenli dip kesimlerinde canlıların üreme yuvalama alanları etkilenir…

Organik yük artar…

Parçalanma (degredasyon başlar) oksijenli kesimde yani üst sularda oksijen bu degredasyon işlemlerinde
harcanır. Makrofauna bundan ne düzeyde etkilenir hesabını ezberden tutmak zor ama az yada
çok etkileneceğini kesin. Ya da yaşama elverişli alan bulana kadar göç edecek… Elverişli yer
bulabilirse oraya adapte olmaya çalışacak… Orada insanın aklına hemen Balıklar ölür mü
sorusu geliyor…

Halbuki daha küçük boyutlu ve ekonomik değeri olmayan ama balığın yemi olan
örneğin amfipodların ölmesi de aynı derecede tehlikelidir çünkü balığın yaşamını sürdürmesi
besin zincirinde diğer canlıların varlığına bağlıdır…

Bu hadise zincirleme bütün omurgasız ve omurgalılar için geçerlidir… Uzatmayayım…

Müsilaj tabakası ne olur derseniz bir müddet salınır.
Nereye gideceğini akıntılar belirler. Ege’ye de gidebilir Karadeniz’e de…Bilemiyorum bu konuda modelleme yapan hocalarımız var mı?

Derin tabakalara yani Marmaranın oksijensiz alt tabakalarına çökenler uzun yıllar orada kalabilir